Trakeostomi sonrası ilk nefes

“Beni takip edenler veya trakeostomi  araması sonucunda yolu düşenler, daha önceki yazılarımı muhtemelen okumuşlardır. Şimdi gelen sorular doğrultusunda elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışacağım.”

Yoğun bakım ünitesinin ne denli sevimsiz ve soğuk olduğundan bahsetmiştim. Okuyucularımdan biri “burası gri, Ankara gibi gri ve soğuk. Burası sevimsiz insanlar mecburen gülümsüyor”  diye yazmış. O kadar doğru bir benzetme ki, orası adeta çaresizliğin betona bürünmüş hali gibi.

Bu denli çaresiz ve soğuk ortamda bir ümit ışığı buldunuz ve hastanız daha da rahat etsin diye trakeostomi yapılması için imza attınız. Şimdi haklı olarak hastanızın normale dönmesini bekliyorsunuz. Bu beklentide çok haklısın ancak, bu hemen gerçekleşemiyor ne yazık ki. Öncelikle hastanın biraz zamana ihtiyacı var.

Akciğerler çok çabuk tembelleşen organlardır. Bir süre solunum desteği almışsa eğer, bırakın solunum desteğini kısa süreli oksijen takviyesi alsa dahi hemen işlevinde yavaşlık gösterir. Teşbihte hata olmaz pamuk şeker makinesinde şekeri pamuk haliyle sopaya sararlar ya, aynen o şekilde balgam üretmeye başlar. Organ zaten tembelleşmiş, eee bir de üzerinde balgam oluşmuş, normal olarak nefes alması tahmininiz üzerine biraz zor olacaktır.

Eğer bir de trake öncesinde ağız yoluna solunum hortumu indirilerek solunum yapması sağlanmışsa ve üstüne birde hastanın bilinci kapalıysa bu durum maalesef uzayacaktır.

Annem üzerinden anlatacak olursam trake açıldıktan sonra, 3 aydan fazla bağlı kaldı solunum destek ünitesine. Her gün aynı saatte o soğuk, o yaşamla ölüm arasında araf gibi duran yoğun bakım ünitesinin kapısında bekliyorduk. Haftada sadece 2 gün 10 dk. lığına yanına girebiliyor, diğer günler küçücük bir ekran karşısında tek bir hareketini görebilmek için can atıyorduk. O da 3-4 dakika kadar. Ve gördüğümüz sadece solunum destek ünitesinin kocaman hortumları, kablolar hepsi bu. Nasıl bir şey olduğunu çok iyi biliyorum. Hastanızın bütün güzelliğini, sıcaklığını kapatan o aletlerin ne zaman çıkacağını  ve ne zaman bunlardan kurtulacak hissini sizler kadar iyi biliyorum. Her görüş sonrası doktorun yüzüne bir ümit bakarak hadi bugün ne olur iyi bir şeyler söylesin umudunu taşıyan bakışlarla bakmayı ve her umutlu bakışın doktorun göz bebekleriyle karşılaşınca nasıl söndüğünü  biliyorum. Size şu kadarını söyleyeyim, doktor çoğu kez bana ümidini kırmak istemem ama bekleme dedi, “BEKLEME” nede kolay söyledi. Her konuşma sonrası doktorun sesini kardeşlerime atmak için telefonuma kaydediyordum. Kaydediyordum evet ama ne yazık ki atamıyordum. Çünkü cümlelerin onların içerisindeki ümidi almasını istemiyordum.

Annemi defalarca solunum destek ünitesinden ayırmaya çalıştılar ve bu hep hüsranla sonuçlandı. Doktor bugün bir saat ayırdık ama geri takmak zorunda kaldık diyor, ertesi gün ayırmamızla hastanın tıkanması bir oldu ve mecburen geri taktık diyor, bir başka gün ayırmamız mümkün değil diyordu. Enfeksiyon mevcut, balgam atımı çok, bilinç kapalı ve hasta zatürre… Günler bir umutsuzluk çemberine dönüşmüştü artık. Öyle oluyor ki her gün bir ümitle gittiğiniz hastaneye bir süre sonra omuzların düşük, adımlarınız ağır ve ümidiniz bitmiş olarak gidiyorsunuz. Çünkü ekrana baktığınızda yine o mavi hortum sevimsiz haliyle karşınızda duracak. Bu öyle bir durum ki, insan kendini tamamen ona şartlandırıyor. Eğer solunumdan kurtulursa her şey düzelecek. Evet düzelecek ama bu sadece kendi başına olan bir şey değil.

Hastanın kendi durumunu idrak etmesi gerek. Siz istediğiniz kadar çırpının hasta eğer iyileşmeyi kabul etmezse bütün bu uğraş zorlaşıyor. Evvela hastanın bilincinin açılması gerekli. Bilinç açıldı diyelim, şimdi kendimizi onun yerine koyup empati kuralım; bir uyandık çaresiz bir haldeyiz, nerede olduğumuz konusunda fikrimiz yok, ve her tarafımızda hortum, kablo ve serum var ve  kulağımızda  da makine sesleri ne yapardınız? Bu durumu idrak etmek biraz zaman alıyor. Hastaların çoğu, durumu başta kabullenmiyor. Biz dışarıdan sadece onların küçük parmak hareketleri ve bakışlarını görüyoruz, onlar iç dünyalarında büyük bir savaş veriyorlar. Hasta önce durumu kabullenecek, sonra vücudundaki hasarı tespit edecek, nereye hükmediyor nereye hükmedemiyor. Sonrasında hükmedemediği organlarının bir süre yasını tutacak, Bunun da akabinde onlara tekrar hükmetmek için savaşacak. Biz bu çırpınışı dışarıdan sadece küçük göz kırpmaları ile görüyoruz. Oysa içeride durum farklı.

Bize düşen her fırsatta telkinde bulunmak.” Bu bir süreç, İyi olacaksın ve ben her ne olursa olsun bu kapının arkasındayım. Aramızda sadece bir kapı kadar mesafe var. Burası ve burada ki her şey daha iyi olman için. Sen çok güçlü bir insansın. Bu savaşı beraber kazanacağız. Ben hep yanında olacağım. Nefes almayı denemen gerekiyor. Elimi sıkmayı denemelisin, haydi bunu yapabilirsin “

Hasta uyuyor olsa dahi bu telkinlerden vazgeçmeyin. Yanında ağlamak yada bensiz yapamam sakın gitme demek inanın fayda vermiyor. Sizin çaresiz görünmeniz onunda ümidini söndürür.

Hastanın kendi durumunu algılaması bilinç açıldıktan sonra en az bir ay kadar sürüyor. Sonrasında solunumdan kısa süreli ayrılıklar yaşayacak ve tekrar oksijen seviyesinde düşme olduğundan solunum desteğine bağlanacaktır. Bu ara ara tekrar edecek hatta tekrarların sık olma ihtimalide var, bu sizi korkutmasın.Bunlar normal süreçler. Akabinde solunumdan ayrılma sürelerinde uzama olacak. Bir saatten iki saatte, derken beş saat hatta bir güne çıkacak. Bir hafta kadar solunum destek ünitesinden ayrıldı ve her şey normal ama yine tıkandı diyelim. Ne dedik “ümitsizlik yok” bu da olacak ihtimaller dahilinde. Solunum desteğinden bir haftadan uzun süre ayrı kalmayı başarırsa artık yoğun bakımdan terhis olma vakti geldi demektir. Ama dediğim gibi uzun sürecek sadece biraz sabır.

Hastanın ağızdan beslenememesine çok takılmayın. Sadece doktor izni ile pamuk yardımı ile dudaklarını ıslata bilirsiniz. Çünkü dudakları çok kuruyor. Ve bunu yapmak hastaya da çok iyi geliyor. Uzun süredir ağızdan bir şey alamamış, dil tekrar tat alıyor, yutma fonksiyonu devreye giriyor, dudak hareket ediyor. Bütün bunlar yaşamsal hareketler. Uzun süre bunlardan uzak kalan birisinin bunları tekrardan hatırlaması, yaşama dair ona umut verir ve psikolojik olarak  iyi gelecektir. Ben su şişesinin kapağı ile ağzına su damlatıyordum, tabi dediğim gibi bunu doktordan  izin alarak yapmalısın.

Değerli hasta yakını olan kederdaşım; bu süreçlerin hepsinden geçtim. Nasıl üzgünsün, nasıl kırgın ve yorgunsun inan çok iyi biliyorum. Yediğin yemekten, içtiğin suya hatta ve hatta yürüyebiliyor olmaktan dahi hicap duyuyorsun seni anlıyorum. Bu çaresizlik girdabının seni içine çekmesine izin verme. Verme ki, O’nun içinde her şey güzel olsun. Sen iyi ol ki, O’da iyi olsun. Ümitsizlik yok, pes etmek hiç yok. Taktir tabi ki yüce Yaradanın, ona boynumuz kıldan ince lakin çıkmadık candan ümit kesmek niye? Haydi yas tutmayı bırak. Bütün dualarım  ve burada aynı ortak acının parçası olan herkesin duaları seninle. Daha güzel, daha sağlıklı ve hayat dolu günlerde buluşmak ümidiyle sevgiyle kal….

 

 

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

22 Cevaplar

  1. Dilek dedi ki:

    merhaba ..
    doktor az önce yanımdan geçti bana döndü ve o nefret ettiğim kelimeyi söyleyip gitti .AYNI.!!anneniz AYNI.! zindan zihnimi uyuşturup tüm farkındalıkların verdiği acıyı daha fazla hissettirip yoğun bakım kapısnı açtı kahvesini aldı ve gitti.. . Ankaranın yetersiz oksijeni üzerine birde yoğun bakım koridorunun griliği nefesimi kesti.iki adım atıp dört adım geri gidiyormuşum gibi hissediyorum. işkenceler çocuk oyuncağı gibi hissederken kıymetli yazınızı okudum.doktorlardan daha çok mutlu ettiniz beni.emeğinize yüreğinize sağlık.teşekkür ederim annem için dualarınızı diliyorum sevgilerimi gönderiyorum..

    • Zübeyde Çeri dedi ki:

      Dualarım sizin anneniz ve bütün hastalar için. Dediğim süreç zorlu, üzücü ama güçlü oluyoruz bütün olumsuzluklara rağmen..

  2. Sadık dedi ki:

    Çaresizim bir bilseniz 20 gündür yoğun bakımda kalp ameliyatı olmuş annem ailenin tek bekar çocuğuyum annem karım çoçuğum hayatım herşeyim o çok zor arkadaşlar nefes alamıyor o alamıyor ben Yok oluyorum dua edin çok ama çok ihtiyacımız var

  3. Aycan Marangoz dedi ki:

    zübeyde hmm. 73 yasindaki babam da benzer süreçler geçiriyor. Bypass, seker, kalp yetmezligi vs hastaliklari mevcuttu. 3 ay önce sadece konuşma bölgesini etkileyen inme ve buna neden olduğu soylenen kalp pili ameliyatından sonra eve ciktik. fakat pansuman için beklerken rahatsızlanarak acilden memorial ankara hastanesi yoğun bakıma alındık. burada siddetli ciğer enfeksiyonu ve zatürre geçirdiğini öğrendik. yoğun enfeksiyon tedavisi yanında, solunum cihazı destegi ile başladı süreç. ağızdan boru ile ve sonrasında şuan trakeostomi ile destek sürüyor. yaklaşık 45 gündür yoğun bakımdayız. babamın bazı günler bilinci çok açık, bazen de agir uyku halinde görüyoruz. trakeostomi olduğu için bizlerle elleri, kolları ve gözleri ile iletişim kurmaya çalışıyor. cok hareketli bazen, bu yüzden yatağa bağladıkları zamanlar oluyor. doktorlar bu hafta durumunun stabil olduğunu, bugune kadar ara ara solunum desteğini çıkardıklarını fakat nefesinin yetmediğini söylüyorlar. ayrıca, herhangi olumsuz bir gelişme olmadığı ve başka bir enfeksiyon durumu oluşmadığı takdirde bizi servise çıkaracaklarını soylediler, sonrasında eve taburculuk planlanıyor sanirim. bunun öncesinde bizden ev tipi ventilator, oksijen cihazı ve aspiratör almamızı istediler. şuan yoğun bakımda hastane solunum cihazı yerine aldığımız ev tipi ventilator deneniyor. cihazin adaptasyonu saglandiktan sonra ilkin servise, sonra da sanirim eve göndermeyi düşünüyorlar. fakat bu yazınızdan anladığım kadarıyla, siz uzun suren yoğun bakım sürecinden sonra trakeostomiden ayrilarak servise ciktiniz sanirim. acaba babamın trakeostomi durumundan ayrılmasından neden bu kadar erken vazgeçmiş olabilirler. bir muddet daha ayırma denemeleri yapmaları gerekmiyormu? yoğun bakımdan servise ciktigimizda sanirim kendi cihazımız ile solunum sağlamayı düşünüyorlar. sonrasında nasıl olacak? babam solunum cihazindan hic ayrilmayacakmi? trakeostomi bölgesi hiç kapanmayacakmi? yani evimizde surekli olarak solunum ve oksijen cihazi ile aspirasyon aleti ile mi yaşamına devam edecek? yazılarınızı okuduktan sonra kafamdaki bu sorulara cevap yazabilirseniz çok sevinirim. saygılarımla.

    • Seyfettin dedi ki:

      Merhaba babanızın durumunun aynısı ni şu anda biz yaşıyoruz .babanızı merak ettim şu an ki durumu nasıl.bizlere verebileceğiniz en ufak bir tavsiye bizler için çok önemli.cunku bizi trakostami açtılar 2 gün serviste bekletip hiç bir eğitim vermeden taburcu edildik.inanin aspirasyonu bile youtube gibi kanallardan öğrendik.şimdiden sizlere tşk ederiz.saygilar

      • Aycan Marangoz dedi ki:

        Selamlar. Hastanızın durumunu bilemiyorum ve umudunuzu kırmak istemem ama babamı 2018 Ağustos’ta maalesef kaybettik. Umarım hastanızın durumu iyidir. Allah kolaylık versin…

  4. Zübeyde Çeri dedi ki:

    Geçmiş olsun Aycan hanım; sorularınızı ve endişelerinizi çok iyi anlıyorum. Babanızın bilincinin açık olması, sizinle iletişim halinde olması çok iyi. Bilinci açık hastaların yoğun bakımda uzun süreli kalmalarına gerek yoktur. :Babanızın servise ondan sonrada eve çıkması emin olun onun için en iyisi olacaktır. Annemin koma hali uzun sürdüğü için yoğun bakım süremiz o kadar uzamak zorunda kaldı. Bu hastalar normal olarak trakeli ve solunum destek cihazı ile taburcu edilirler. Trake her hangi bir olumsuzlukta hemen müdahale edile bilmesi için açık bırakılıyor. Evvela babanızın enfeksiyon seviyesi düşecek, akabinde solunum desteği olmadan nefes alışlarını sağlayacak ondan sonra trake yolu kapanma aşamasına gelecektir. Dediğim gibi bunlar aşama aşama gerçekleşecek şeyler.
    Size düşen gerek serviste gerekse evde enfeksiyonu çoğaltacak her şeyden kaçınmanız. Mümkünse ziyaretçi kabul etmeyin. Yoğun bakım sonrası servisteki bakımdan dolayı tekrar yoğun bakıma dönerse, bütün bu süreçte başa dönebilir. Solunum cihazından ayırma denemelerini biraz daha yapmaları gerekmiyor mu diye sormuşsunuz, bunu serviste de deneyecekledir buna çok takılmayın. Tabi ki hayatı boyunca solunum destek cihazına bağlı kalmayacak sadece ciğerlerde enfeksiyonun bitmesi gerekiyor. Dediğim gibi size çok iş düşüyor güzel bir bakım ve sonrasında da tekrar sağlıklı günler gelecek inşaallah. Son olarak yoğun bakımdan ne kadar çabuk çıkarsa iyileşme süreci de o kadar çabuk olur tekrar çok geçmiş olsun.

  5. Aycan Marangoz dedi ki:

    çok teşekkür ederim zübeyde hmm. Aycan Murat Marangoz.

  6. ŞÜKRİYE ESEN - KAYSERİ dedi ki:

    Merhaba;
    Daha öncede buraya yoru yazmıştım lakin nasıl oldu ise bir şekilde silindi yada kayboldu.
    Herneyse tüm hastaların ve hasta yakınlarının Allah yardımcısı olsun ve dayanma gücü versin insallah.
    07.03.2018 de başlayan babamın yoğun bakım hikayesi malesef 15.04.2018 de üzücü haberle son buldu.
    Trekeostomi ameliyetı oldu 10 nisan da ve bir daha gözlerini hiç açamadı 🙁
    Dayanması ne kadar zormuş…
    Allah sizlere ve sevdiklerinize hayırlı sağılıklı uzun ömürler versin. Dilerim tez zamanda hepinizin güzel haberlerini okurum.
    Allah a emanet olun…

  7. Sevil secgin dedi ki:

    Merhaba hocam evet bende yazılarınızı okudum bitkinlik ümitsizlik yogunbakimagirerken hızlı kalp atışı üzüntü heyacan korku endişe hepsi var bende 13 şubat annecim beyin kanaması geçirdi 3 aydır yoğun bakımda boğazı delik mideden besleniyor bilinci kapalı acılamıyor çok yıkıcı bir durumdayız z dua ediyoruz İnŞALLAH iyileşecek diyoruz

    • Zübeyde Avcı dedi ki:

      Merhabalar Sevil hanım çok geçmiş olsun.Hastanın adı var ama hasta yakınına diyecek hiçbir sıfat yok.Çok ama çok zor bir durum ve süreç.Rabbim yardımcınız olsun.Buradan video yükleme şansım olabilse annemin öncesi ve sonrası hallerini sizlere göstermek isterdim.İnanın yaşama şansı olmadığı söylenen birisinin nasıl bir ilerleme kaydettiğine inanamazsınız.O sebeple önce dua sonra sabır ve metanet ve bütün tedavi yollarına başvuru.Rabbim tez vakitte sizlerinde yüzünü güldürsün inşaalah.Tekrar geçmiş olsun.

      • Sevilsecgin dedi ki:

        Tesekur ederim zübeyde hanim bekleyiş sabır bizi gün geçtikçe yıpratıcı amagenedeyilmiyoruz annemizi eve. ralincadolacakları dusunmeliyizherseyi ince detayına dikkat etmeliyiz fizyotetapi iyi gelirlirlmibilmiyoruz kime sormaliyiz
        Ümidimiz sizin yazdiklariniz tabiki OnceALLAH dan gelene şükretmek

  8. Mehmet dedi ki:

    Benimde birbucuk yaşında trakeye bağlı bir oglum var yedi ay yoğun bakımda kaldıktan sonra önce servise sonrada eve çıktık tabi eve fazla uzun sürmedi çok çabuk enfeksiyon kapıyor şuan yine yoğun bakımda bu süreç On gün evde on beş gün yoğun bakımda geçiyor ve onu kaybetmekten çok korkuyorum bu enfeksiyonu engellemek için bir çaresi yok mu lütfen arkadaşlar sizden yardım istiyorum allah herkese acil şifalar versin

  9. Zuhal dedi ki:

    Merhabalar bu yazılarınızı okuyunca benimde umutsuzluguma tekrardan umud etmemi sağladınız. Teşekkür ederim.
    Benim Annemde Akciğer enfeksiyonundan yogun bakimda. 34 gün oldu.
    Bu evrelerden gecti. Su an 1.5 haftadir trekeaostomili. Küsmüş bir hali var Eli kolu güçsüz. Burnundan mama veriliyor
    ve birde Vitamin su enjelte ediliyor. Çünkü Annemde nörolojik bozukluklar
    yaratti.Yogun ilaclardan dolayi. Bizi 2 gün sonra Palyetif Bakım bulunan servise alacaklarını söylediler. Annemin bilinç açık ama hep uyumak istegi var.
    insaallah trekeostomi durumundan çıkarılıp, kasları güçleşir.
    sizin yorumunuzu merak ediyorum.
    Şimdi den teşekkür ederim.

    • Zübeyde Avcı dedi ki:

      Merhabalar Zuhal hanım. Çok geçmiş olsun dilerim. Yoğun bakım hastalarının gerçekten de bir küsmüş halleri vardır, bu doğru bir tespit. Kendimizi onların yerinde koyduğumuzda bu tepkilerini anlamamız uzun sürmeyecek. Bizim için zor olduğu kadar onlar için daha zor bir durum. Özellikle bilinci açık hastalarda bu sık rastlanan bir durum. Uyku hali uzunca bir süre devam edecektir. Çok fazla yorgun hissediyorlar. Nörolojik rahatsızlık var demişsiniz bundan sebepte güçsüz. Kaslarda ki güç kaybı hemen toparlamaz biraz zamana ihtiyaç var. İlk aşama yoğun bakım hastası olmaktan çıkması gerekir. Geri kalan her şey zamanla daha iyi olacak inşaalah. Sağlıklı günler dilerim.

  10. Müge dedi ki:

    Dedemin ciğerleri bitik durumda vücutta kan kalmamış koah hastalığı var ve solunum alamıyor doktorlar her zmaan ki gibi durumun riskli olduğunu dile getiriyor 3 haftadır yoğun bakımda makinaya bağlı bir şekilde bugün kan takviyesi yapıldı sonuç Ne olur nasıl gelişirr

  11. Seyfettin dedi ki:

    Merhaba zübeyde hanım akciğerde balon tedavisi diyebir şey var bu konu ile alakalı birşey duydunuzmu veya bilginiz varmı

  12. Ece dedi ki:

    Merhabalar Zübeyde ablacım, sizinle özel olarak nereden konuşabilirim. İzmir Yeşilyurt hastanesinde mi oldu anneniz ameliyatını?

  13. Azra dedi ki:

    Merhaba. InsAllah mesajimi gorursunuz.Buraya gercekten bir umudun olup olmadigini ogrenmek icin yaziyorum. Tabi ki Allah tan umit asla kesilmez kesmedik. Blogunuzdaki yaziyi okurken resmen kendi babamin sıkıntılarını okuyor gibi oldum. Babam 2 ay once beyin kanamasi gecirdi. Ameliyati basarili gecti ve 3. Gunu uyandi yemek yemeye basladi. Sonra yogun bakimdan servise cikardik ama burada hastane enfeksiyonuna yakalandi.(hani su en tehlikeli olanindan) ama cok sukur bu sıkıntıyı da atlatti. Doktorlar mucize oldugunu soyluyorlar. Simdiki sorun ise cigerleri. Tıkanmış durumda. 10 gun once bogazini delip tüp yerlestirdiler. Oradan balgamini aliyorlar bu arada hala yogun bakimda 75 gun oldu. Burundan besleniyo. Bugunlerde disari vermeye basladilar yani yogun bakim koridoruna cikarip konusuyoruz sesleniyoruz ona. Ama onun bakisi bosluga bakar gibi. Elimi sık dedigimde sıkıyor. Tekbîr dedigimde isaret parmagini kaldirdi hatta😁 yani yari bilinc var ama tepkisiz bakiyor. Sizce bundan sonraki surecte cigerlerindeki enfeksiyonun duzelme hizi nasil olur? Bu arada cigerleri tikandiginda solunum cihazina bagladilar ilk once. Sonra bi sabah onu uyanmis olarak gorduk ama hala cihaz takiliydi. Daha sonra cihazi cikardilar solunumu kendi basina yapti bir hafta kadar. Bu sutecte uyanikti ama bilinc belki %20 gibiydi. 1 haftanin sonunda da trake yapildi. Mama ile beslendigi icin suan cok zayiflamis zaten saglikliyken de kilo problemi yoktu cabuk alip csbuk verirdi kiloyu. 45 yasinda . Annenizin simdiki konusma yurume faaliyetlerini nasil gerceklestiriyor inanin hastalarimiz benziyor ben de cok acil sifalar diliyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.