Kapitalizmin Çarkı

Kapitalizm nedir?

Kapitalizm; sizi aslında ihtiyacınız olmayan bir şeye, muhtaç olduğunuza  inandırarak bundan nemalanan bir sistemdir. Yani önce ihtiyaç hasıl eder, sonrada o ihtiyacı kendi üretimi ile ortadan kaldırır. Günümüzde birçok kullandığımız gerekli veya gereksiz ürünün ortak noktası kapitalist sistemdir. Hani ortada ilaç şirketleri ile alakalı bir çok rivayet dolanır ya;

“Önce hastalığı insanlara yayıp sonra panzehirini bulduklarına inandırarak bunu bir lütufmuş gibi piyasaya sunarlar diye”, heh bu sistem tamda bu işte.

Peki kapitalist sistem son dönemde bize olmayan hangi ihtiyacımızı satıyor? Tabi ki herkesçe  malum olan stres çarkını. Bu üründen bihaber olmanız çok zor bir olasılık çünkü virüs gibi her yere yayılmış durumda. Gerçi bende yeğenim vasıtasıyla tanıdım kendilerini.

Daha 12 yaşında okuldan geldi ve biriktirdiği harçlıklarını (kim bilir ne kadar zamanda topladı) aldı telaşla gitti, Sonra parası çıkışmamış eve geldip parasını tamamlayıp  tekrar gitti.  Böyle böyle bi üç tur attı. Bakkala git ekmek al desen bin bir bahane bulur gitmemek için. Neyse geldi sonunda teyze bakk dedi elindekini bir mucizeymiş gibi göstererek. Bu ne dedim; stres çarkı dedi. Ne işe yarıyor dedim? Dönüyor dedi. Eee sonra dönünce ne oluyor dedim, bir şey olmuyor sadece dönüyor dedi. Alla alla bir dönen şeye baktım bir çocuğa baktım, çokta mutlu üzmeyeyim diye hayırlı olsun güle güle kullan dedim, dedim ama içimden de ben senin olmayan stresini yerim, 12 yaşında ne stresi allasen bi büyü bak ne çarklar görürsün diyede geçirmedim değil. He bir ikide döndürdüm tabi baktım daha çok strese giriyorum bıraktım hemen.

Şimdi kapitalizm bu uydurduğu icadı bize satmak için ne yaptı? Önce bizi strese soktu, sonrada  al bak bu döndükçe sende stres kalmaz yalanıyla uyuttu. Bizde buna inanarak başladık döndürmeye. Dön baba dönelim. Bundan evvel bu sistem bizi neye ihtiyacımız olduğuna inandırmıştı, stres bilekliğine.  Ve bir dönem bu saçma aleti takmayan bilek neredeyse kalmamıştı. Sonra başka ne vardı? Denge bilekliği. Yani siz dengesizsiniz ben size ayar çekeyim demenin kibarcasına para vermedik mi? Eee ne oldu bunlara?  Hani bileklik olmadan da gayet dengede yaşayabiliyoruz. İyide o zaman biz hangi olmayan ihtiyacımıza para ödedik ve neden böyle bir ihtiyaç hissettik? Çünkü sistem bize bunu dayattı ve bizde buna inandık. 

İnanmanın yanı sıra sorgulamadık da. Özellikle  çocuklar ve gençlerin hangi boşluktan dolayı böyle oyuncaklara ihtiyaç duyduklarını düşünemedik. Peki yeni nesilde ki bu eksiklik için elimizi taşın altına koyabildik mi? Hayır onu da yapmadık. O zaman bu sisteme itiraz hakkımız var mı? Maalesef bu sisteme sayarak ve söverek itiraz etme hakkına sahip değiliz. O halde ne yapmalıyız? Yapmamız gereken şey gayet açık. Yeni neslin hayatındaki boşluğu doldurmak. Bu şekilde hem  onları, hem kendimizi ve hemde   bütün bir toplumu kurtarabiliriz. Çark döndüren gençlik yerine, kendinin bilincinde, bir hiç değilde bir birey olduğunun farkına varmış tesbih çeken bir gençlik olsa bu durumda kim  kaybeder kapitalist sistemden başka.

Peki  bunlardan bana ne, ille de bende stresten kurtulayım, bundan bir tane de ben edineyim ama iyi bir şey olsun malum stresim fazla diyor iseniz, baştan diyeyim o zaman biraz gözünüzü karartmanız lazım. Fiyat aralığı 12 liradan başlayarak 1000 tl.’ye kadar her bütçe ve kesime göre değişiyor.  Eee zenginin stresiyle fakirin stresi aynı şekilde dönecek değil ya. Bütçen ne kadarsa o kadar döner. Ne kadar ekmek o kadar köfte canım. Malum bizde de bir şey moda olmaya da görsün, gerekirse yemekten kısılarak mutlaka alınır.  Aldıktan sonra  artık siz stresinizi mi, döndürürsünüz yoksa sistem sizi mi döndürür orasını bilemem. Benden bu kadar.

 

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.