<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>beyin kanaması | ZübeyDeli</title>
	<atom:link href="https://zubeydeli.com/tag/beyin-kanamasi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://zubeydeli.com</link>
	<description>Zübeyde&#039;ce Bir Bakış Açısı / Kişisel Blog</description>
	<lastBuildDate>Wed, 28 Dec 2022 20:12:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.4.1</generator>

<image>
	<url>https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2017/05/cropped-favicon-150x150.png</url>
	<title>beyin kanaması | ZübeyDeli</title>
	<link>https://zubeydeli.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>PEG BAKIMI</title>
		<link>https://zubeydeli.com/peg-bakimi/</link>
					<comments>https://zubeydeli.com/peg-bakimi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[avreka]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Dec 2022 20:12:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Annemle Öğrendim]]></category>
		<category><![CDATA[Annem]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[beyin kanaması]]></category>
		<category><![CDATA[Felç]]></category>
		<category><![CDATA[gıdatakviyesi]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hasta bakıcı]]></category>
		<category><![CDATA[hasta çorbası]]></category>
		<category><![CDATA[hotum]]></category>
		<category><![CDATA[işlem]]></category>
		<category><![CDATA[mama]]></category>
		<category><![CDATA[peg]]></category>
		<category><![CDATA[pegintıkanması]]></category>
		<category><![CDATA[yeme bozukluğu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zubeydeli.com/?p=372</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beni yakından takip edenlerin bildiği üzere bundan önce &#8220;peg&#8220;in takılma işlemi ve beslenmeden bahsetmiştim. Bu yazımda ise peg bakımı hakkında sizlerle deneyimlerimi paylaşacağım. Aslında peg görüntüsü kadar sıkıntılı bir beslenme yöntemi değil. İlk etapta karın bölgesinde bir deliğe yerleştirilmiş beslenme&#46;&#46;&#46;</p>
<p>The post <a href="https://zubeydeli.com/peg-bakimi/">PEG BAKIMI</a> first appeared on <a href="https://zubeydeli.com">ZübeyDeli</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-block-image"><figure class="alignleft size-large is-resized"><img decoding="async" src="https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2022/12/peg.jpg" alt="" class="wp-image-373" width="162" height="242"/></figure></div>



<p><strong>B</strong>eni yakından takip edenlerin bildiği üzere bundan önce &#8220;<strong>peg</strong>&#8220;in takılma işlemi ve beslenmeden bahsetmiştim. Bu yazımda ise<strong> peg </strong>bakımı hakkında sizlerle deneyimlerimi paylaşacağım.</p>



<p>Aslında peg görüntüsü kadar sıkıntılı bir beslenme yöntemi değil. İlk etapta karın bölgesinde bir deliğe yerleştirilmiş beslenme hortumu dediğim gibi insanda ister istemez tedirginlik oluşturabiliyor. Ancak gerekli önlemler ve temizlikle gayet sorunsuz üstesinden gelinecek bir durum.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignright size-large is-resized"><img fetchpriority="high" decoding="async" src="https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2022/12/peg2.jpg" alt="" class="wp-image-374" width="399" height="216" srcset="https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2022/12/peg2.jpg 305w, https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2022/12/peg2-300x162.jpg 300w" sizes="(max-width: 399px) 100vw, 399px" /></figure></div>



<p>Öncelikle şunu belirtmeliyim ki, <strong>peg</strong> ile en sağlıklı beslenme şekli mama makinesidir. Makinenin damlalama sistemi belirlenen aralıklar ile besleme sağladığından. mamanın geri tepme olasılığı çok mümkün olmuyor. Tabi bu durum hastanız benim annem gibi bir hasta değilse. Annem sağlıklıyken yaşlı olan kendi annesinin bakımını yapıyordu. Anneannem yaşı dolayısıyla yeterli besleme alamadığından gıda takviyesi olarak ağızdan mama ile besleniyordu. Annem o mamayı her tükettiğinde bunu nasıl yiyebiliyor, kokusu çok ağır diye midesi bulanırdı. Bilmeyenler için dip not:<strong><em> (besin değeri yüksek olan bu mamaların muhteviyatında, bir çok vitamin takviyesi ve lif mevcut. Buda haliyle kokusunun biraz ağır olmasına sebep oluyor.)</em></strong> Bundan sebep olduğunu düşündüğümüz kusmalar başladı. Bunu da nasıl buna bağladınız derseniz, bilincini kaybetmeden önce normal serviste yatarken burundan yine mama takviyesi alıyordu. Ancak her mamanın mideye inmesinden sonra kusma refleksi olduğundan ve akabinde midede olanın tamamen dışarı çıkmasından dolayı, beslenme yarım bırakılıyordu. Çünkü kanama sonrası takılan stent baş bölgesinde olduğu için kusma refleksiyle gelen basınç oldukça tehlike arz ediyordu. Bu gibi durumlarda mamanın sürekli geri tepmesi  söz konusuysa, en sağlıklı olan sıvı çocuk maması kıvamında çorbaları enjektör yardımıyla<strong> peg</strong> yolundan oldukça yavaş bir şekilde vermek. Çorbalar tuz ve yağ miktarı minimum olacak şekilde ayarlanmalı, her türlü tortu süzülmeli, peg yolunu tıkayacak her şeyden arındırılmış olarak verilmelidir. Şunu özellikle belirtmek isterim ki, çorba verilmeden önce doktora bu konu hakkında danışılmalı uyarıları dikkate alınmalıdır. </p>



<p><em>(Bizim yaptığımız çorba tarifi şu şekilde:mevsim sebzeleri o dönem kışa denk geldiği için havuç,karnıbahar,kereviz,soğan,sarımsak ve tavuk. pelte kıvamında haşladık.Tavukları içerisinden çıkarıp sebzeleri ezdik. İki defa ince süzgeçten geçirerek</em> <em>sebze özlü bir sıvı elde ettik. Az miktar zeytin yağı ekleyip vücut ısısına geldiği zaman peg yolundan enjektör yardımıyla azar azarverdik. Bunu sürekli evde taze hazırlayarak günde iki defa olacak şekilde hastaneye götürerek devam ettik.)</em></p>



<p>Hastanızı <strong>peg</strong> ile her ne şekilde beslerseniz besleyin, her beslenme sonrasında peg hortumunu besin artıklarından arındırmak için yine vücut ısısında suyu enjektör ile vermeniz gerekiyor. Aksi halde besinler geri tepip <strong>peg</strong> yolunu tıkaya bilir. Bu tıkanma maalesef bizim başımıza geldi. Açılması oldukça zor oluyor. İlk tıkanmada su vermemize rağmen yatış pozisyonuna erken getirdiğimiz için, verdiğimiz besin hortuma geri gelmiş orda bir tabaka şeklinde duruyordu. En anlaşılır şekilde size şöyle anlata bilirim, teşbihte hata olmaz tıpkı bir gider hortumu gibi tıkanma oluyor ve bu tıkanmadan dolayı hiç bir şekilde içeri su dahi veremiyorsunuz. Biz bu durumda hasta bakıcıdan yardım talep ettik.  En büyük boy hiç kullanılmamış bir enjektörü <strong>peg</strong> hortumuna taktı. Daha sonra enjektörün içindeki çubuk şeklindeki aparatını ileri geri çekmeye başladı. Tıpkı pompalama işlemi yapar gibi. Bu işlemi her yapışında hortumu tıkayan besinler hareket edip tekrar mideye ilerledi. Tekrar arkasından iki enjektör su ile işlem halloldu. Bundan sonra en az sekiz saat besleme gerçekleştirmedik. Daha sonra <strong>peg</strong> yolu bir kere daha bu şekilde tıkandı o zaman daha da zor oldu açılması. Sanırım bir saat kadar açma işlemiyle uğraştık ama sonunda kendimiz başardık. Bu sebeple gerçekten oldukça dikkat edilmeli.</p>



<p>Bir diğer önemli unsur ise, <strong>peg</strong> hortumunun vücuda bağlı olduğu noktanın hijyeni. Yukarıdaki görselde net bir şekilde görülmektedir ki, bu nokta arada bir vücuttan gelen sıvılar dolayısıyla ıslanmaktadır. Bu ıslaklık hem kötü kokuya hem de bir süre sonra o bölgede iltihaplı yaraya sebep olabilir. O bölgede bulunan üçgen kapak hafifçe yerinden oynatılarak sıvı kurutulmalı, steril bez ve batikon ile temizlenmeli ve kapak tekrar yerine itilmelidir. Bu hastalarda en endişe edilen şeyin enfeksiyon olduğunu düşününce bu basit işlemin nelerin önüne geçebileceği sanırım anlaşılmıştır. </p>



<p>Son olarak <strong>peg </strong>den hava girişi ve çıkışı; besleme işlemini  gerçekleştirecek kişi mutlaka eldiven kullanmalı. <strong>Peg </strong>hortumunun kapağı açıldıktan sonra besin aparatı takılmadan hortumun başı baş parmak yardımıyla tıpkı bir tıpa gibi kapatılmalı ve içeri hava girişi engellenmeli. Mideye dışarıdan bu şekilde girecek hava içeride şişkinlik oluşmasına sebep olmaktadır. bunun yanı sıra çok sık olmamakla beraber günde iki defa gibi kapak hafifçe aralanıp içeride olan gazın dışarı çıkması sağlana bilir. Eğer hastanızda geğirme refleksi varsa buna da gerek kalmayabilir. Ama genelde bilinçlerinin kapalı olduğu düşünüldüğünde rahatlatmak amacıyla yapılabilmektedir. </p>



<p><em>Bir sonraki yazı  <strong>peg </strong>in çıkartılma işlemi öncesi ve sorası yapılacak işlemler. </em></p>



<p></p><p>The post <a href="https://zubeydeli.com/peg-bakimi/">PEG BAKIMI</a> first appeared on <a href="https://zubeydeli.com">ZübeyDeli</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zubeydeli.com/peg-bakimi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Trakeostomi sonrası ilk nefes</title>
		<link>https://zubeydeli.com/trakeostomi-sonrasi-ilk-nefes/</link>
					<comments>https://zubeydeli.com/trakeostomi-sonrasi-ilk-nefes/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zübeyde Avcı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 24 Feb 2018 13:18:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Annemle Öğrendim]]></category>
		<category><![CDATA[anevrizma]]></category>
		<category><![CDATA[beyin kanaması]]></category>
		<category><![CDATA[Boğazda delik]]></category>
		<category><![CDATA[Felç]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[ne zaman nefes alacak]]></category>
		<category><![CDATA[solunum destek ünitesi]]></category>
		<category><![CDATA[trake]]></category>
		<category><![CDATA[Trakeostomi]]></category>
		<category><![CDATA[Yoğun bakım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zubeydeli.com/?p=298</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8220;Beni takip edenler veya trakeostomi  araması sonucunda yolu düşenler, daha önceki yazılarımı muhtemelen okumuşlardır. Şimdi gelen sorular doğrultusunda elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışacağım.&#8221; Yoğun bakım ünitesinin ne denli sevimsiz ve soğuk olduğundan bahsetmiştim. Okuyucularımdan biri &#8220;burası gri, Ankara gibi gri ve soğuk.&#46;&#46;&#46;</p>
<p>The post <a href="https://zubeydeli.com/trakeostomi-sonrasi-ilk-nefes/">Trakeostomi sonrası ilk nefes</a> first appeared on <a href="https://zubeydeli.com">ZübeyDeli</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><strong><em><img decoding="async" class="size-medium wp-image-300 alignright" src="https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2018/02/nefes_terapisi-1-300x295.jpg" alt="" width="300" height="295" srcset="https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2018/02/nefes_terapisi-1-300x295.jpg 300w, https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2018/02/nefes_terapisi-1.jpg 500w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />&#8220;Beni takip edenler veya trakeostomi  araması sonucunda yolu düşenler, daha önceki yazılarımı muhtemelen okumuşlardır. Şimdi gelen sorular doğrultusunda elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışacağım.&#8221;</em></strong></p></blockquote>
<p>Yoğun bakım ünitesinin ne denli sevimsiz ve soğuk olduğundan bahsetmiştim. Okuyucularımdan biri &#8220;<strong><em>burası gri, Ankara gibi gri ve soğuk. Burası sevimsiz insanlar mecburen gülümsüyor&#8221;</em></strong>  diye yazmış. O kadar doğru bir benzetme ki, orası adeta çaresizliğin betona bürünmüş hali gibi.</p>
<p>Bu denli çaresiz ve soğuk ortamda bir ümit ışığı buldunuz ve hastanız daha da rahat etsin diye trakeostomi yapılması için imza attınız. Şimdi haklı olarak hastanızın normale dönmesini bekliyorsunuz. Bu beklentide çok haklısın ancak, bu hemen gerçekleşemiyor ne yazık ki. Öncelikle hastanın biraz zamana ihtiyacı var.</p>
<p>Akciğerler çok çabuk tembelleşen organlardır. Bir süre solunum desteği almışsa eğer, bırakın solunum desteğini kısa süreli oksijen takviyesi alsa dahi hemen işlevinde yavaşlık gösterir. Teşbihte hata olmaz pamuk şeker makinesinde şekeri pamuk haliyle sopaya sararlar ya, aynen o şekilde balgam üretmeye başlar. Organ zaten tembelleşmiş, eee bir de üzerinde balgam oluşmuş, normal olarak nefes alması tahmininiz üzerine biraz zor olacaktır.</p>
<p>Eğer bir de trake öncesinde ağız yoluna solunum hortumu indirilerek solunum yapması sağlanmışsa ve üstüne birde hastanın bilinci kapalıysa bu durum maalesef uzayacaktır.</p>
<p>Annem üzerinden anlatacak olursam trake açıldıktan sonra, 3 aydan fazla bağlı kaldı solunum destek ünitesine. Her gün aynı saatte o soğuk, o yaşamla ölüm arasında araf gibi duran yoğun bakım ünitesinin kapısında bekliyorduk. Haftada sadece 2 gün 10 dk. lığına yanına girebiliyor, diğer günler küçücük bir ekran karşısında tek bir hareketini görebilmek için can atıyorduk. O da 3-4 dakika kadar. Ve gördüğümüz sadece solunum destek ünitesinin kocaman hortumları, kablolar hepsi bu. Nasıl bir şey olduğunu çok iyi biliyorum. Hastanızın bütün güzelliğini, sıcaklığını kapatan o aletlerin ne zaman çıkacağını  ve ne zaman bunlardan kurtulacak hissini sizler kadar iyi biliyorum. Her görüş sonrası doktorun yüzüne bir ümit bakarak hadi bugün ne olur iyi bir şeyler söylesin umudunu taşıyan bakışlarla bakmayı ve her umutlu bakışın doktorun göz bebekleriyle karşılaşınca nasıl söndüğünü  biliyorum. Size şu kadarını söyleyeyim, doktor çoğu kez bana ümidini kırmak istemem ama bekleme dedi, <strong>&#8220;BEKLEME&#8221;</strong> nede kolay söyledi. Her konuşma sonrası doktorun sesini kardeşlerime atmak için telefonuma kaydediyordum. Kaydediyordum evet ama ne yazık ki atamıyordum. Çünkü cümlelerin onların içerisindeki ümidi almasını istemiyordum.</p>
<p>Annemi defalarca solunum destek ünitesinden ayırmaya çalıştılar ve bu hep hüsranla sonuçlandı. Doktor bugün bir saat ayırdık ama geri takmak zorunda kaldık diyor, ertesi gün ayırmamızla hastanın tıkanması bir oldu ve mecburen geri taktık diyor, bir başka gün ayırmamız mümkün değil diyordu. Enfeksiyon mevcut, balgam atımı çok, bilinç kapalı ve hasta zatürre&#8230; Günler bir umutsuzluk çemberine dönüşmüştü artık. Öyle oluyor ki her gün bir ümitle gittiğiniz hastaneye bir süre sonra omuzların düşük, adımlarınız ağır ve ümidiniz bitmiş olarak gidiyorsunuz. Çünkü ekrana baktığınızda yine o mavi hortum sevimsiz haliyle karşınızda duracak. Bu öyle bir durum ki, insan kendini tamamen ona şartlandırıyor. Eğer solunumdan kurtulursa her şey düzelecek. Evet düzelecek ama bu sadece kendi başına olan bir şey değil.</p>
<p>Hastanın kendi durumunu idrak etmesi gerek. Siz istediğiniz kadar çırpının hasta eğer iyileşmeyi kabul etmezse bütün bu uğraş zorlaşıyor. Evvela hastanın bilincinin açılması gerekli. Bilinç açıldı diyelim, şimdi kendimizi onun yerine koyup empati kuralım; bir uyandık çaresiz bir haldeyiz, nerede olduğumuz konusunda fikrimiz yok, ve her tarafımızda hortum, kablo ve serum var<strong> </strong>ve<strong> </strong> kulağımızda  da makine sesleri <strong>ne yapardınız?</strong> Bu durumu idrak etmek biraz zaman alıyor. Hastaların çoğu, durumu başta kabullenmiyor. Biz dışarıdan sadece onların küçük parmak hareketleri ve bakışlarını görüyoruz, onlar iç dünyalarında büyük bir savaş veriyorlar. Hasta önce durumu kabullenecek, sonra vücudundaki hasarı tespit edecek, nereye hükmediyor nereye hükmedemiyor. Sonrasında hükmedemediği organlarının bir süre yasını tutacak, Bunun da akabinde onlara tekrar hükmetmek için savaşacak. Biz bu çırpınışı dışarıdan sadece küçük göz kırpmaları ile görüyoruz. Oysa içeride durum farklı.</p>
<p>Bize düşen her fırsatta telkinde bulunmak.&#8221;<strong><em> Bu bir süreç, İyi olacaksın ve ben her ne olursa olsun bu kapının arkasındayım. Aramızda sadece bir kapı kadar mesafe var. Burası ve burada ki her şey daha iyi olman için. Sen çok güçlü bir insansın. Bu savaşı beraber kazanacağız. Ben hep yanında olacağım. Nefes almayı denemen gerekiyor. Elimi sıkmayı denemelisin, haydi bunu yapabilirsin &#8220;</em></strong></p>
<p>Hasta uyuyor olsa dahi bu telkinlerden vazgeçmeyin. Yanında ağlamak yada bensiz yapamam sakın gitme demek inanın fayda vermiyor. Sizin çaresiz görünmeniz onunda ümidini söndürür.</p>
<p>Hastanın kendi durumunu algılaması bilinç açıldıktan sonra en az bir ay kadar sürüyor. Sonrasında solunumdan kısa süreli ayrılıklar yaşayacak ve tekrar oksijen seviyesinde düşme olduğundan solunum desteğine bağlanacaktır. Bu ara ara tekrar edecek hatta tekrarların sık olma ihtimalide var, bu sizi korkutmasın.Bunlar normal süreçler. Akabinde solunumdan ayrılma sürelerinde uzama olacak. Bir saatten iki saatte, derken beş saat hatta bir güne çıkacak. Bir hafta kadar solunum destek ünitesinden ayrıldı ve her şey normal ama yine tıkandı diyelim. Ne dedik<strong> &#8220;ümitsizlik yok&#8221; </strong>bu da olacak ihtimaller dahilinde. Solunum desteğinden bir haftadan uzun süre ayrı kalmayı başarırsa artık yoğun bakımdan terhis olma vakti geldi demektir. Ama dediğim gibi uzun sürecek sadece biraz sabır.</p>
<p>Hastanın ağızdan beslenememesine çok takılmayın. Sadece doktor izni ile pamuk yardımı ile dudaklarını ıslata bilirsiniz. Çünkü dudakları çok kuruyor. Ve bunu yapmak hastaya da çok iyi geliyor. Uzun süredir ağızdan bir şey alamamış, dil tekrar tat alıyor, yutma fonksiyonu devreye giriyor, dudak hareket ediyor. Bütün bunlar yaşamsal hareketler. Uzun süre bunlardan uzak kalan birisinin bunları tekrardan hatırlaması, yaşama dair ona umut verir ve psikolojik olarak  iyi gelecektir. Ben su şişesinin kapağı ile ağzına su damlatıyordum, tabi dediğim gibi bunu doktordan  izin alarak yapmalısın.</p>
<blockquote><p><strong><em><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-301 alignleft" src="https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2018/02/1545984_634647539935388_1364624232_n-300x111.jpg" alt="" width="351" height="130" srcset="https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2018/02/1545984_634647539935388_1364624232_n-300x111.jpg 300w, https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2018/02/1545984_634647539935388_1364624232_n-768x284.jpg 768w, https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2018/02/1545984_634647539935388_1364624232_n.jpg 843w" sizes="(max-width: 351px) 100vw, 351px" />Değerli hasta yakını olan kederdaşım; bu süreçlerin hepsinden geçtim. Nasıl üzgünsün, nasıl kırgın ve yorgunsun inan çok iyi biliyorum. Yediğin yemekten, içtiğin suya hatta ve hatta yürüyebiliyor olmaktan dahi hicap duyuyorsun seni anlıyorum. Bu çaresizlik girdabının seni içine çekmesine izin verme. Verme ki, O&#8217;nun içinde her şey güzel olsun. Sen iyi ol ki, O&#8217;da iyi olsun. Ümitsizlik yok, pes etmek hiç yok. Taktir tabi ki yüce Yaradanın, ona boynumuz kıldan ince lakin çıkmadık candan ümit kesmek niye? Haydi yas tutmayı bırak. Bütün dualarım  ve burada aynı ortak acının parçası olan herkesin duaları seninle. Daha güzel, daha sağlıklı ve hayat dolu günlerde buluşmak ümidiyle sevgiyle kal&#8230;.</em></strong></p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p><p>The post <a href="https://zubeydeli.com/trakeostomi-sonrasi-ilk-nefes/">Trakeostomi sonrası ilk nefes</a> first appeared on <a href="https://zubeydeli.com">ZübeyDeli</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zubeydeli.com/trakeostomi-sonrasi-ilk-nefes/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>40</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
