<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>anevrizma | ZübeyDeli</title>
	<atom:link href="https://zubeydeli.com/tag/anevrizma/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://zubeydeli.com</link>
	<description>Zübeyde&#039;ce Bir Bakış Açısı / Kişisel Blog</description>
	<lastBuildDate>Sat, 24 Feb 2018 13:18:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.4.1</generator>

<image>
	<url>https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2017/05/cropped-favicon-150x150.png</url>
	<title>anevrizma | ZübeyDeli</title>
	<link>https://zubeydeli.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Trakeostomi sonrası ilk nefes</title>
		<link>https://zubeydeli.com/trakeostomi-sonrasi-ilk-nefes/</link>
					<comments>https://zubeydeli.com/trakeostomi-sonrasi-ilk-nefes/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zübeyde Avcı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 24 Feb 2018 13:18:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Annemle Öğrendim]]></category>
		<category><![CDATA[anevrizma]]></category>
		<category><![CDATA[beyin kanaması]]></category>
		<category><![CDATA[Boğazda delik]]></category>
		<category><![CDATA[Felç]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[ne zaman nefes alacak]]></category>
		<category><![CDATA[solunum destek ünitesi]]></category>
		<category><![CDATA[trake]]></category>
		<category><![CDATA[Trakeostomi]]></category>
		<category><![CDATA[Yoğun bakım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zubeydeli.com/?p=298</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8220;Beni takip edenler veya trakeostomi  araması sonucunda yolu düşenler, daha önceki yazılarımı muhtemelen okumuşlardır. Şimdi gelen sorular doğrultusunda elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışacağım.&#8221; Yoğun bakım ünitesinin ne denli sevimsiz ve soğuk olduğundan bahsetmiştim. Okuyucularımdan biri &#8220;burası gri, Ankara gibi gri ve soğuk.&#46;&#46;&#46;</p>
<p>The post <a href="https://zubeydeli.com/trakeostomi-sonrasi-ilk-nefes/">Trakeostomi sonrası ilk nefes</a> first appeared on <a href="https://zubeydeli.com">ZübeyDeli</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><strong><em><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-medium wp-image-300 alignright" src="https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2018/02/nefes_terapisi-1-300x295.jpg" alt="" width="300" height="295" srcset="https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2018/02/nefes_terapisi-1-300x295.jpg 300w, https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2018/02/nefes_terapisi-1.jpg 500w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />&#8220;Beni takip edenler veya trakeostomi  araması sonucunda yolu düşenler, daha önceki yazılarımı muhtemelen okumuşlardır. Şimdi gelen sorular doğrultusunda elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışacağım.&#8221;</em></strong></p></blockquote>
<p>Yoğun bakım ünitesinin ne denli sevimsiz ve soğuk olduğundan bahsetmiştim. Okuyucularımdan biri &#8220;<strong><em>burası gri, Ankara gibi gri ve soğuk. Burası sevimsiz insanlar mecburen gülümsüyor&#8221;</em></strong>  diye yazmış. O kadar doğru bir benzetme ki, orası adeta çaresizliğin betona bürünmüş hali gibi.</p>
<p>Bu denli çaresiz ve soğuk ortamda bir ümit ışığı buldunuz ve hastanız daha da rahat etsin diye trakeostomi yapılması için imza attınız. Şimdi haklı olarak hastanızın normale dönmesini bekliyorsunuz. Bu beklentide çok haklısın ancak, bu hemen gerçekleşemiyor ne yazık ki. Öncelikle hastanın biraz zamana ihtiyacı var.</p>
<p>Akciğerler çok çabuk tembelleşen organlardır. Bir süre solunum desteği almışsa eğer, bırakın solunum desteğini kısa süreli oksijen takviyesi alsa dahi hemen işlevinde yavaşlık gösterir. Teşbihte hata olmaz pamuk şeker makinesinde şekeri pamuk haliyle sopaya sararlar ya, aynen o şekilde balgam üretmeye başlar. Organ zaten tembelleşmiş, eee bir de üzerinde balgam oluşmuş, normal olarak nefes alması tahmininiz üzerine biraz zor olacaktır.</p>
<p>Eğer bir de trake öncesinde ağız yoluna solunum hortumu indirilerek solunum yapması sağlanmışsa ve üstüne birde hastanın bilinci kapalıysa bu durum maalesef uzayacaktır.</p>
<p>Annem üzerinden anlatacak olursam trake açıldıktan sonra, 3 aydan fazla bağlı kaldı solunum destek ünitesine. Her gün aynı saatte o soğuk, o yaşamla ölüm arasında araf gibi duran yoğun bakım ünitesinin kapısında bekliyorduk. Haftada sadece 2 gün 10 dk. lığına yanına girebiliyor, diğer günler küçücük bir ekran karşısında tek bir hareketini görebilmek için can atıyorduk. O da 3-4 dakika kadar. Ve gördüğümüz sadece solunum destek ünitesinin kocaman hortumları, kablolar hepsi bu. Nasıl bir şey olduğunu çok iyi biliyorum. Hastanızın bütün güzelliğini, sıcaklığını kapatan o aletlerin ne zaman çıkacağını  ve ne zaman bunlardan kurtulacak hissini sizler kadar iyi biliyorum. Her görüş sonrası doktorun yüzüne bir ümit bakarak hadi bugün ne olur iyi bir şeyler söylesin umudunu taşıyan bakışlarla bakmayı ve her umutlu bakışın doktorun göz bebekleriyle karşılaşınca nasıl söndüğünü  biliyorum. Size şu kadarını söyleyeyim, doktor çoğu kez bana ümidini kırmak istemem ama bekleme dedi, <strong>&#8220;BEKLEME&#8221;</strong> nede kolay söyledi. Her konuşma sonrası doktorun sesini kardeşlerime atmak için telefonuma kaydediyordum. Kaydediyordum evet ama ne yazık ki atamıyordum. Çünkü cümlelerin onların içerisindeki ümidi almasını istemiyordum.</p>
<p>Annemi defalarca solunum destek ünitesinden ayırmaya çalıştılar ve bu hep hüsranla sonuçlandı. Doktor bugün bir saat ayırdık ama geri takmak zorunda kaldık diyor, ertesi gün ayırmamızla hastanın tıkanması bir oldu ve mecburen geri taktık diyor, bir başka gün ayırmamız mümkün değil diyordu. Enfeksiyon mevcut, balgam atımı çok, bilinç kapalı ve hasta zatürre&#8230; Günler bir umutsuzluk çemberine dönüşmüştü artık. Öyle oluyor ki her gün bir ümitle gittiğiniz hastaneye bir süre sonra omuzların düşük, adımlarınız ağır ve ümidiniz bitmiş olarak gidiyorsunuz. Çünkü ekrana baktığınızda yine o mavi hortum sevimsiz haliyle karşınızda duracak. Bu öyle bir durum ki, insan kendini tamamen ona şartlandırıyor. Eğer solunumdan kurtulursa her şey düzelecek. Evet düzelecek ama bu sadece kendi başına olan bir şey değil.</p>
<p>Hastanın kendi durumunu idrak etmesi gerek. Siz istediğiniz kadar çırpının hasta eğer iyileşmeyi kabul etmezse bütün bu uğraş zorlaşıyor. Evvela hastanın bilincinin açılması gerekli. Bilinç açıldı diyelim, şimdi kendimizi onun yerine koyup empati kuralım; bir uyandık çaresiz bir haldeyiz, nerede olduğumuz konusunda fikrimiz yok, ve her tarafımızda hortum, kablo ve serum var<strong> </strong>ve<strong> </strong> kulağımızda  da makine sesleri <strong>ne yapardınız?</strong> Bu durumu idrak etmek biraz zaman alıyor. Hastaların çoğu, durumu başta kabullenmiyor. Biz dışarıdan sadece onların küçük parmak hareketleri ve bakışlarını görüyoruz, onlar iç dünyalarında büyük bir savaş veriyorlar. Hasta önce durumu kabullenecek, sonra vücudundaki hasarı tespit edecek, nereye hükmediyor nereye hükmedemiyor. Sonrasında hükmedemediği organlarının bir süre yasını tutacak, Bunun da akabinde onlara tekrar hükmetmek için savaşacak. Biz bu çırpınışı dışarıdan sadece küçük göz kırpmaları ile görüyoruz. Oysa içeride durum farklı.</p>
<p>Bize düşen her fırsatta telkinde bulunmak.&#8221;<strong><em> Bu bir süreç, İyi olacaksın ve ben her ne olursa olsun bu kapının arkasındayım. Aramızda sadece bir kapı kadar mesafe var. Burası ve burada ki her şey daha iyi olman için. Sen çok güçlü bir insansın. Bu savaşı beraber kazanacağız. Ben hep yanında olacağım. Nefes almayı denemen gerekiyor. Elimi sıkmayı denemelisin, haydi bunu yapabilirsin &#8220;</em></strong></p>
<p>Hasta uyuyor olsa dahi bu telkinlerden vazgeçmeyin. Yanında ağlamak yada bensiz yapamam sakın gitme demek inanın fayda vermiyor. Sizin çaresiz görünmeniz onunda ümidini söndürür.</p>
<p>Hastanın kendi durumunu algılaması bilinç açıldıktan sonra en az bir ay kadar sürüyor. Sonrasında solunumdan kısa süreli ayrılıklar yaşayacak ve tekrar oksijen seviyesinde düşme olduğundan solunum desteğine bağlanacaktır. Bu ara ara tekrar edecek hatta tekrarların sık olma ihtimalide var, bu sizi korkutmasın.Bunlar normal süreçler. Akabinde solunumdan ayrılma sürelerinde uzama olacak. Bir saatten iki saatte, derken beş saat hatta bir güne çıkacak. Bir hafta kadar solunum destek ünitesinden ayrıldı ve her şey normal ama yine tıkandı diyelim. Ne dedik<strong> &#8220;ümitsizlik yok&#8221; </strong>bu da olacak ihtimaller dahilinde. Solunum desteğinden bir haftadan uzun süre ayrı kalmayı başarırsa artık yoğun bakımdan terhis olma vakti geldi demektir. Ama dediğim gibi uzun sürecek sadece biraz sabır.</p>
<p>Hastanın ağızdan beslenememesine çok takılmayın. Sadece doktor izni ile pamuk yardımı ile dudaklarını ıslata bilirsiniz. Çünkü dudakları çok kuruyor. Ve bunu yapmak hastaya da çok iyi geliyor. Uzun süredir ağızdan bir şey alamamış, dil tekrar tat alıyor, yutma fonksiyonu devreye giriyor, dudak hareket ediyor. Bütün bunlar yaşamsal hareketler. Uzun süre bunlardan uzak kalan birisinin bunları tekrardan hatırlaması, yaşama dair ona umut verir ve psikolojik olarak  iyi gelecektir. Ben su şişesinin kapağı ile ağzına su damlatıyordum, tabi dediğim gibi bunu doktordan  izin alarak yapmalısın.</p>
<blockquote><p><strong><em><img decoding="async" class=" wp-image-301 alignleft" src="https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2018/02/1545984_634647539935388_1364624232_n-300x111.jpg" alt="" width="351" height="130" srcset="https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2018/02/1545984_634647539935388_1364624232_n-300x111.jpg 300w, https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2018/02/1545984_634647539935388_1364624232_n-768x284.jpg 768w, https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2018/02/1545984_634647539935388_1364624232_n.jpg 843w" sizes="(max-width: 351px) 100vw, 351px" />Değerli hasta yakını olan kederdaşım; bu süreçlerin hepsinden geçtim. Nasıl üzgünsün, nasıl kırgın ve yorgunsun inan çok iyi biliyorum. Yediğin yemekten, içtiğin suya hatta ve hatta yürüyebiliyor olmaktan dahi hicap duyuyorsun seni anlıyorum. Bu çaresizlik girdabının seni içine çekmesine izin verme. Verme ki, O&#8217;nun içinde her şey güzel olsun. Sen iyi ol ki, O&#8217;da iyi olsun. Ümitsizlik yok, pes etmek hiç yok. Taktir tabi ki yüce Yaradanın, ona boynumuz kıldan ince lakin çıkmadık candan ümit kesmek niye? Haydi yas tutmayı bırak. Bütün dualarım  ve burada aynı ortak acının parçası olan herkesin duaları seninle. Daha güzel, daha sağlıklı ve hayat dolu günlerde buluşmak ümidiyle sevgiyle kal&#8230;.</em></strong></p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p><p>The post <a href="https://zubeydeli.com/trakeostomi-sonrasi-ilk-nefes/">Trakeostomi sonrası ilk nefes</a> first appeared on <a href="https://zubeydeli.com">ZübeyDeli</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zubeydeli.com/trakeostomi-sonrasi-ilk-nefes/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>40</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Saçmalama Doktor Anneler Hasta olur mu Hiç?</title>
		<link>https://zubeydeli.com/sacmalama-doktor-anneler-hasta-olur-mu-hic/</link>
					<comments>https://zubeydeli.com/sacmalama-doktor-anneler-hasta-olur-mu-hic/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zübeyde Avcı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 02 Dec 2017 19:47:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Annemle Öğrendim]]></category>
		<category><![CDATA[anevrizma]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[anne-baba]]></category>
		<category><![CDATA[Felç]]></category>
		<category><![CDATA[kader]]></category>
		<category><![CDATA[rol]]></category>
		<category><![CDATA[Trakeostomi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zubeydeli.com/?p=161</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her çocuğun ilk kahramanı önce babasıdır. Küçücük dünyasındaki insan topluluğu arasında babasından daha güçlü kimse yoktur ona göre. Ne olursa olsun her durumda, babası olaya müdahale edecek ve onu içinde bulunduğu zor durumdan kurtaracaktır. Gece öcüler onu yemesin diye kahramanca&#46;&#46;&#46;</p>
<p>The post <a href="https://zubeydeli.com/sacmalama-doktor-anneler-hasta-olur-mu-hic/">Saçmalama Doktor Anneler Hasta olur mu Hiç?</a> first appeared on <a href="https://zubeydeli.com">ZübeyDeli</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img decoding="async" class=" wp-image-270 alignleft" src="https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2017/12/14962656_914064442058698_6731484069199131697_n-221x300.jpg" alt="" width="236" height="320" srcset="https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2017/12/14962656_914064442058698_6731484069199131697_n-221x300.jpg 221w, https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2017/12/14962656_914064442058698_6731484069199131697_n.jpg 692w" sizes="(max-width: 236px) 100vw, 236px" />Her çocuğun ilk kahramanı önce babasıdır. Küçücük dünyasındaki insan topluluğu arasında babasından daha güçlü kimse yoktur ona göre. Ne olursa olsun her durumda, babası olaya müdahale edecek ve onu içinde bulunduğu zor durumdan kurtaracaktır. Gece öcüler onu yemesin diye kahramanca ışığı açacak, yürümekten yorulduğunda güçlü kollarıyla onu kavrayıp taşıyacak, bazende sırtına alarak onu gezdiren bir taşıt olacaktır. Çünkü sadece kahramanlara has bu özelliklerin babalarda olması, çocukların dünyasında onların kahraman olduklarının en güzel kanıtıdır.</p>
<p>Anneyse çocuk için bu dönemde bir limandır. Şefkatin, sevginin, sarılmanın vb..nin sonsuz olduğu anne figürü,  babaya göre daha içsel ve daha farklı bir boyuttadır. Taki çocuk biraz daha büyüyene kadar. O zaman anlar ki fiziksel bir güce sahip olmadığı halde anne,  babaya göre daha büyük bir kahramandır. Bebeklikten başlayıp, yetişkinliğe doğru uzayan ömür sürecinin hemen hemen her evresinde insan anneye babadan daha fazla ihtiyaç duyar. Yüce Allah anne ile çocuğu görünmez çok kuvvetli bağlarla birlerine bağlamıştır. Kadın can içinde can büyütür ve yediğinden içitiğine kadar her şeyini  yavrusuyla paylaşır.</p>
<p>Burada tabi ki babaya haksızlık etmemek lazım.Ancak muhtemelen büyük bir çoğunluk önce &#8220;ANNE&#8221; diyerek  benimle aynı fikri paylaşacaktır. İnsanın dünyaya geliş sebebi olan bu iki insan, elbette kişi için fazlaca önem arz eder. Hele ki; yaş ilerlemeye başladıkça, annem-babam haklıymış söylemlerini ya biz dillendirmişizdir  yada yakın çevremizden işitmişizdir.</p>
<p>Hayatımızda bu denli büyük yerlere sahip bu iki insanın,hayatımız da olmayışlarını veyahutta başlarına bir şey gelebilecek olmasını, bırakın yaşamayı düşlemesi bile derin bir acının izini yüzümüze taşır. Hele ki; daha önce bir tanesini yitirmişseniz&#8230;</p>
<p>Çocukluğumun yarısına kadar bu ikilinin mutluluğunu yaşadım. Daha sonrası hep eksik, hep yarım. Benim için anne iki kat fazla kahraman, iki kat fazla güçlüydü. Babasını yitiren insan, arkasındaki duvarın yıkıldığını bilir ve bir daha asla sırtını hiçbir yere yaslamaz. Ama annesini yitiren kişinin dünyası ayaklarının altından kayar da, bir daha basacak yer bulamaz.</p>
<p>Tamda bu şekilde babadan sonra iyice anne önem arz etmiş, arkadaş ,sırdaş, yoldaş olmuşken; nasılda doktor rahatça<em> &#8220;<strong>anevrizmadan dolayı beyin kanaması geçiyor kaybedebiliriz&#8221;</strong> </em>diyebilmişti. Nasılda <strong><em>&#8220;her şeye hazırlıklı olun, önce hafıza gidecek sonra belki de&#8230;yakınlarına haber ver, belkide bu gece son </em><em>&#8220;</em></strong> diyordu.</p>
<blockquote><p>&#8220;<strong>Ne saçmalıyorsun sen doktor, Anneler hasta olur mu hiç? Anneler ölür mü doktor?&#8221;</strong></p></blockquote>
<p>Yaş 32 Cahit Sıtkı&#8217;nın tezine kalmış şurada üç sene. Yolu neredeyse yarılamış bir kadın, hastane koridorunda ayaklarının taşıyamadığı bedenini ayakta tutmaya çalışıyor. Evet yolu yarılamış koskocaman bir kadın, bütün ömrüne eklenmiş yıllara, üçle başlayan yaşlara aldırmadan küçücük bir kız çocuğu gibi, iki yana düşmüş kolları, göz kapaklarının arasında dışarı akıtmamak için zorla tuttuğu göz yaşlarıyla durumu anlamaya çalışıyor. Aslına bakarsanız anlamak istemiyor, çünkü gerçek olmayacak kadar saçma bu doktorun söyledikleri. Doktor ısrarlı ses tonunu bir kaç kademe daha yükselterek &#8220;<em><strong>anladınız mı? Hanım efendi dediklerimi anladınız mı?&#8221; </strong></em>diye bağırırken, sedyedeki ağrı ve acı içinde kıvranan kadının annem olmamasını ve soğuk hastane koridorunda yaşanan şu manzaranın kötü bir rüya olmasını dilemek.</p>
<p><em>&#8220;<strong>Allah&#8217;tan eğer tek bir dua hakkım kaldıysa, onu bu gece bu koridorda bunların hepsinin rüya olması için kullanmak istiyorum diyerek dua edip, kapanan gözlerimi açınca aynı korkunç manzaranın ürpertisini en derinde hissetmek.&#8221;</strong></em></p>
<p>Maalesef ki, gerçeklerden kaçılmıyor ve kader ne ise, yazılan ne ise, onu yaşıyorsunuz en derinine kadar. Hayatıma başka bir bakış, başka bir anlam katan o gece her şeyin bittiğini sanmak. Ve ne olursa olsun bu bitişi kabul etmeyerek, bir el ile hayata tutunurken, diğer el ile de hastanıza sarılarak arada köprü olmak. Onu hayata yine yeniden bütün eksiklere, bütün yitirdiklerine rağmen bağlamaya çalışmak. Bir göz, bir kol, bir bacak mı feda ettik. Sol yanımızı mı verdik bu hastalığa,olsun sol tarafı komple versek de kalp hala orada atıyor ya, hala ümit var demektir.</p>
<p>Kader bize annemizin olmayan eli, kolu, bacağı, gözü olamayı yazdıysa; sonuna kadar, ölene kadar, son nefese kadar oluruz. Kader rolleri değiştirdiği vakit;</p>
<blockquote><p><em><strong><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-271 alignleft" src="https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2017/12/20160102_143155-480x640-225x300.jpg" alt="" width="259" height="345" srcset="https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2017/12/20160102_143155-480x640-225x300.jpg 225w, https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2017/12/20160102_143155-480x640.jpg 480w" sizes="(max-width: 259px) 100vw, 259px" /></strong></em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em><strong>&#8220;annemizin annesi, babamızın babası oluruz.</strong></em><strong> <em>Yeter ki varlıkları eksik olmasın, onlarda ne yoksa biz o</em></strong> <em><strong>oluruz&#8230;!&#8221;</strong></em></p>
<p>&nbsp;</p></blockquote><p>The post <a href="https://zubeydeli.com/sacmalama-doktor-anneler-hasta-olur-mu-hic/">Saçmalama Doktor Anneler Hasta olur mu Hiç?</a> first appeared on <a href="https://zubeydeli.com">ZübeyDeli</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zubeydeli.com/sacmalama-doktor-anneler-hasta-olur-mu-hic/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
