<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Felç | ZübeyDeli</title>
	<atom:link href="https://zubeydeli.com/tag/felc/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://zubeydeli.com</link>
	<description>Zübeyde&#039;ce Bir Bakış Açısı / Kişisel Blog</description>
	<lastBuildDate>Fri, 13 Jan 2023 11:07:23 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.4.1</generator>

<image>
	<url>https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2017/05/cropped-favicon-150x150.png</url>
	<title>Felç | ZübeyDeli</title>
	<link>https://zubeydeli.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>PEG&#8217; e VEDA</title>
		<link>https://zubeydeli.com/peg-e-veda/</link>
					<comments>https://zubeydeli.com/peg-e-veda/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[avreka]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Dec 2022 12:45:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Annem]]></category>
		<category><![CDATA[bakım hastası]]></category>
		<category><![CDATA[enjektör]]></category>
		<category><![CDATA[Felç]]></category>
		<category><![CDATA[hastane]]></category>
		<category><![CDATA[mama]]></category>
		<category><![CDATA[peg]]></category>
		<category><![CDATA[yatalak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zubeydeli.com/?p=375</guid>

					<description><![CDATA[<p>Artık bizim için peg yolculuğunun sonuna nihayet gelmiştik. Pegin takılmasının üzerinden 10 ay geçmişti. Anneme peg yoğun bakım aşamasında yaklaşık ilk üç aydan sonra takılmıştı. Başta bizi de her ne kadar endişelendirmiş olsa da, aslında oldukça süreci kolaylaştırmıştı. Gerek beslenme&#46;&#46;&#46;</p>
<p>The post <a href="https://zubeydeli.com/peg-e-veda/">PEG’ e VEDA</a> first appeared on <a href="https://zubeydeli.com">ZübeyDeli</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Artık bizim için <strong>peg </strong>yolculuğunun sonuna nihayet gelmiştik. <strong>Peg</strong>in takılmasının üzerinden 10 ay geçmişti. Anneme <strong>peg</strong>  yoğun bakım aşamasında yaklaşık ilk üç aydan sonra takılmıştı. Başta bizi de her ne kadar endişelendirmiş olsa da, aslında oldukça süreci kolaylaştırmıştı. Gerek beslenme konusunda ve gerekse ilaç kullanımındaki rahatlık oldukça işimize yaramıştı. Malum olduğu üzere annemin   trakesi çıkmış olsa bile boğazdaki içeriden  iyileşme sürecinin uzaması, bir türlü geçmeyen öksürük nöbetleri ve sıvı alımındaki zorlanmalar sebebiyle açıkçası <strong>peg</strong> den ayrılmayı ertelemeyi düşünüyorduk. Biz düşünüyorduk ancak annem <strong>peg</strong> hortumunu kendine yeni bir oyuncak edinmişti. Uyanık olduğu her süre tıpkı tesbih sallar gibi sağ eli oradaydı. Felç sonrası tek elle hayatına devam etmesi gereken annem, o tek elini de birbiri ardına takıntılı hareketlerde kullanmayı adet edinmişti. Hortumu çekiştirmek, kapağını sürekli açıp kapatmak, ve ısrarla yerinden çıkartmaya çalışmak gibi&#8230;</p>



<p>İç çamaşırının içine saklıyor üzerine pijamasını çekiyorduk ama o yine yolunu bulup çıkartıyordu. Bir süre sonra içerden bantlamayı denedik, ama azimli canım anam onu da bir şekilde sökmeyi başardı. Ve nihayetinde anladık ki, annemin azmi bize galip gelmişti :).</p>



<p>Bu arada bantlamaktan bahsetmişken şu an banyo olayını nasıl yaptırdığımızdan bahsetmediğimi fark ettim. Anneme uzunca bir süre yatak banyosu yaptırdık. Yatak banyosunda malum olduğu üzere şarıl şarıl su dökme olayı olamıyor. Vücut temizliğini yaptırırken <strong>peg</strong>e su gelmeyecek şekilde nemli bez ile etrafını siliyorduk. Hastanın yıkanabileceği durumlarda ise, eczanelerde su geçirmez şeffaf bantlar mevcut. Öncesinde steril bez ile <strong>peg</strong> hortum girişi kapatılıp üzeri bantlanırsa banyo sırasında sudan muhafaza edilmiş olur. </p>



<p>Gelelim <strong>peg</strong> den ayrılmaya; bahsettiğim gibi annemin azimli uğraşları sonucu gastroenterolojiden randevu alarak gittik. Küçük bir muayene sonrası doktorumuz çıkabileceğine onay vererek çıkardı. <strong>Peg</strong>in çıkarılma işlemi oldukça kolay ve acısız. Sağa sola oynatma hareketi ile çekip çıkardı doktorumuz. işlem 15-20 sn. kadar sürdü. Doktorumuz tamam bitti deyince daha da şaşırdık. Ee dikiş atmadınız diye sorduk merakla, dikiş atmaya gerek olmadığı derinin tıpkı trake çıkma işlemi sonrası olduğu gibi büzülüp kendini kapatacağı bilgisini aldık. Yapmamız gereken tek şey o bölgeyi temiz ve kuru tutmak ve bunun yanında iki günde bir baticon ile pansuman yapmaktı. Söylenenleri aynı şekilde yaptıktan sonra bir hafta gibi bir sürede kapandı deri. Ama biz yine de tedbir amaçlı bir süre daha kapalı tuttuk. Şimdi ki süreçte izi bile belli olmuyor. <strong>Peg</strong> bizim için ya zamanında bunu da öğrendik diyeceğimiz bir anı olarak kaldı. Umarım sizler için aynı şekilde olur. Sevgiyle kalın.</p><p>The post <a href="https://zubeydeli.com/peg-e-veda/">PEG’ e VEDA</a> first appeared on <a href="https://zubeydeli.com">ZübeyDeli</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zubeydeli.com/peg-e-veda/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>PEG BAKIMI</title>
		<link>https://zubeydeli.com/peg-bakimi/</link>
					<comments>https://zubeydeli.com/peg-bakimi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[avreka]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Dec 2022 20:12:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Annemle Öğrendim]]></category>
		<category><![CDATA[Annem]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[beyin kanaması]]></category>
		<category><![CDATA[Felç]]></category>
		<category><![CDATA[gıdatakviyesi]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hasta bakıcı]]></category>
		<category><![CDATA[hasta çorbası]]></category>
		<category><![CDATA[hotum]]></category>
		<category><![CDATA[işlem]]></category>
		<category><![CDATA[mama]]></category>
		<category><![CDATA[peg]]></category>
		<category><![CDATA[pegintıkanması]]></category>
		<category><![CDATA[yeme bozukluğu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zubeydeli.com/?p=372</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beni yakından takip edenlerin bildiği üzere bundan önce &#8220;peg&#8220;in takılma işlemi ve beslenmeden bahsetmiştim. Bu yazımda ise peg bakımı hakkında sizlerle deneyimlerimi paylaşacağım. Aslında peg görüntüsü kadar sıkıntılı bir beslenme yöntemi değil. İlk etapta karın bölgesinde bir deliğe yerleştirilmiş beslenme&#46;&#46;&#46;</p>
<p>The post <a href="https://zubeydeli.com/peg-bakimi/">PEG BAKIMI</a> first appeared on <a href="https://zubeydeli.com">ZübeyDeli</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-block-image"><figure class="alignleft size-large is-resized"><img decoding="async" src="https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2022/12/peg.jpg" alt="" class="wp-image-373" width="162" height="242"/></figure></div>



<p><strong>B</strong>eni yakından takip edenlerin bildiği üzere bundan önce &#8220;<strong>peg</strong>&#8220;in takılma işlemi ve beslenmeden bahsetmiştim. Bu yazımda ise<strong> peg </strong>bakımı hakkında sizlerle deneyimlerimi paylaşacağım.</p>



<p>Aslında peg görüntüsü kadar sıkıntılı bir beslenme yöntemi değil. İlk etapta karın bölgesinde bir deliğe yerleştirilmiş beslenme hortumu dediğim gibi insanda ister istemez tedirginlik oluşturabiliyor. Ancak gerekli önlemler ve temizlikle gayet sorunsuz üstesinden gelinecek bir durum.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignright size-large is-resized"><img fetchpriority="high" decoding="async" src="https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2022/12/peg2.jpg" alt="" class="wp-image-374" width="399" height="216" srcset="https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2022/12/peg2.jpg 305w, https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2022/12/peg2-300x162.jpg 300w" sizes="(max-width: 399px) 100vw, 399px" /></figure></div>



<p>Öncelikle şunu belirtmeliyim ki, <strong>peg</strong> ile en sağlıklı beslenme şekli mama makinesidir. Makinenin damlalama sistemi belirlenen aralıklar ile besleme sağladığından. mamanın geri tepme olasılığı çok mümkün olmuyor. Tabi bu durum hastanız benim annem gibi bir hasta değilse. Annem sağlıklıyken yaşlı olan kendi annesinin bakımını yapıyordu. Anneannem yaşı dolayısıyla yeterli besleme alamadığından gıda takviyesi olarak ağızdan mama ile besleniyordu. Annem o mamayı her tükettiğinde bunu nasıl yiyebiliyor, kokusu çok ağır diye midesi bulanırdı. Bilmeyenler için dip not:<strong><em> (besin değeri yüksek olan bu mamaların muhteviyatında, bir çok vitamin takviyesi ve lif mevcut. Buda haliyle kokusunun biraz ağır olmasına sebep oluyor.)</em></strong> Bundan sebep olduğunu düşündüğümüz kusmalar başladı. Bunu da nasıl buna bağladınız derseniz, bilincini kaybetmeden önce normal serviste yatarken burundan yine mama takviyesi alıyordu. Ancak her mamanın mideye inmesinden sonra kusma refleksi olduğundan ve akabinde midede olanın tamamen dışarı çıkmasından dolayı, beslenme yarım bırakılıyordu. Çünkü kanama sonrası takılan stent baş bölgesinde olduğu için kusma refleksiyle gelen basınç oldukça tehlike arz ediyordu. Bu gibi durumlarda mamanın sürekli geri tepmesi  söz konusuysa, en sağlıklı olan sıvı çocuk maması kıvamında çorbaları enjektör yardımıyla<strong> peg</strong> yolundan oldukça yavaş bir şekilde vermek. Çorbalar tuz ve yağ miktarı minimum olacak şekilde ayarlanmalı, her türlü tortu süzülmeli, peg yolunu tıkayacak her şeyden arındırılmış olarak verilmelidir. Şunu özellikle belirtmek isterim ki, çorba verilmeden önce doktora bu konu hakkında danışılmalı uyarıları dikkate alınmalıdır. </p>



<p><em>(Bizim yaptığımız çorba tarifi şu şekilde:mevsim sebzeleri o dönem kışa denk geldiği için havuç,karnıbahar,kereviz,soğan,sarımsak ve tavuk. pelte kıvamında haşladık.Tavukları içerisinden çıkarıp sebzeleri ezdik. İki defa ince süzgeçten geçirerek</em> <em>sebze özlü bir sıvı elde ettik. Az miktar zeytin yağı ekleyip vücut ısısına geldiği zaman peg yolundan enjektör yardımıyla azar azarverdik. Bunu sürekli evde taze hazırlayarak günde iki defa olacak şekilde hastaneye götürerek devam ettik.)</em></p>



<p>Hastanızı <strong>peg</strong> ile her ne şekilde beslerseniz besleyin, her beslenme sonrasında peg hortumunu besin artıklarından arındırmak için yine vücut ısısında suyu enjektör ile vermeniz gerekiyor. Aksi halde besinler geri tepip <strong>peg</strong> yolunu tıkaya bilir. Bu tıkanma maalesef bizim başımıza geldi. Açılması oldukça zor oluyor. İlk tıkanmada su vermemize rağmen yatış pozisyonuna erken getirdiğimiz için, verdiğimiz besin hortuma geri gelmiş orda bir tabaka şeklinde duruyordu. En anlaşılır şekilde size şöyle anlata bilirim, teşbihte hata olmaz tıpkı bir gider hortumu gibi tıkanma oluyor ve bu tıkanmadan dolayı hiç bir şekilde içeri su dahi veremiyorsunuz. Biz bu durumda hasta bakıcıdan yardım talep ettik.  En büyük boy hiç kullanılmamış bir enjektörü <strong>peg</strong> hortumuna taktı. Daha sonra enjektörün içindeki çubuk şeklindeki aparatını ileri geri çekmeye başladı. Tıpkı pompalama işlemi yapar gibi. Bu işlemi her yapışında hortumu tıkayan besinler hareket edip tekrar mideye ilerledi. Tekrar arkasından iki enjektör su ile işlem halloldu. Bundan sonra en az sekiz saat besleme gerçekleştirmedik. Daha sonra <strong>peg</strong> yolu bir kere daha bu şekilde tıkandı o zaman daha da zor oldu açılması. Sanırım bir saat kadar açma işlemiyle uğraştık ama sonunda kendimiz başardık. Bu sebeple gerçekten oldukça dikkat edilmeli.</p>



<p>Bir diğer önemli unsur ise, <strong>peg</strong> hortumunun vücuda bağlı olduğu noktanın hijyeni. Yukarıdaki görselde net bir şekilde görülmektedir ki, bu nokta arada bir vücuttan gelen sıvılar dolayısıyla ıslanmaktadır. Bu ıslaklık hem kötü kokuya hem de bir süre sonra o bölgede iltihaplı yaraya sebep olabilir. O bölgede bulunan üçgen kapak hafifçe yerinden oynatılarak sıvı kurutulmalı, steril bez ve batikon ile temizlenmeli ve kapak tekrar yerine itilmelidir. Bu hastalarda en endişe edilen şeyin enfeksiyon olduğunu düşününce bu basit işlemin nelerin önüne geçebileceği sanırım anlaşılmıştır. </p>



<p>Son olarak <strong>peg </strong>den hava girişi ve çıkışı; besleme işlemini  gerçekleştirecek kişi mutlaka eldiven kullanmalı. <strong>Peg </strong>hortumunun kapağı açıldıktan sonra besin aparatı takılmadan hortumun başı baş parmak yardımıyla tıpkı bir tıpa gibi kapatılmalı ve içeri hava girişi engellenmeli. Mideye dışarıdan bu şekilde girecek hava içeride şişkinlik oluşmasına sebep olmaktadır. bunun yanı sıra çok sık olmamakla beraber günde iki defa gibi kapak hafifçe aralanıp içeride olan gazın dışarı çıkması sağlana bilir. Eğer hastanızda geğirme refleksi varsa buna da gerek kalmayabilir. Ama genelde bilinçlerinin kapalı olduğu düşünüldüğünde rahatlatmak amacıyla yapılabilmektedir. </p>



<p><em>Bir sonraki yazı  <strong>peg </strong>in çıkartılma işlemi öncesi ve sorası yapılacak işlemler. </em></p>



<p></p><p>The post <a href="https://zubeydeli.com/peg-bakimi/">PEG BAKIMI</a> first appeared on <a href="https://zubeydeli.com">ZübeyDeli</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zubeydeli.com/peg-bakimi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yoğun Bakım Sonrası Hayat</title>
		<link>https://zubeydeli.com/yogun-bakim-sonrasi-hayat/</link>
					<comments>https://zubeydeli.com/yogun-bakim-sonrasi-hayat/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zübeyde Avcı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 Mar 2018 12:57:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Annemle Öğrendim]]></category>
		<category><![CDATA[Felç]]></category>
		<category><![CDATA[inme]]></category>
		<category><![CDATA[kalp krizi]]></category>
		<category><![CDATA[kan basıncı]]></category>
		<category><![CDATA[Nefes]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[peg]]></category>
		<category><![CDATA[Solunum cihazı]]></category>
		<category><![CDATA[trake]]></category>
		<category><![CDATA[Trakeostomi]]></category>
		<category><![CDATA[Yoğun bakım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zubeydeli.com/?p=305</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayatınızın bir döneminde bir sebepten dolayı yolunuz yoğun bakım kapısına kadar vardı. Kapısına kadar vardı diyorum çünkü; içeride bir yakınınız var ve onun ciddi bir sağlık problemi var ve ne yazık ki payınıza kapı önündeki bu endişeli bekleyiş düştü. Eğer&#46;&#46;&#46;</p>
<p>The post <a href="https://zubeydeli.com/yogun-bakim-sonrasi-hayat/">Yoğun Bakım Sonrası Hayat</a> first appeared on <a href="https://zubeydeli.com">ZübeyDeli</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" class=" wp-image-307 alignleft" src="https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2018/03/yogun-bakim-unitesine-bagli-kadin-hemsirelerin-8148464_x_6211_o-728x410-300x169.jpg" alt="" width="316" height="178" srcset="https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2018/03/yogun-bakim-unitesine-bagli-kadin-hemsirelerin-8148464_x_6211_o-728x410-300x169.jpg 300w, https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2018/03/yogun-bakim-unitesine-bagli-kadin-hemsirelerin-8148464_x_6211_o-728x410.jpg 728w" sizes="(max-width: 316px) 100vw, 316px" />Hayatınızın bir döneminde bir sebepten dolayı yolunuz yoğun bakım kapısına kadar vardı. Kapısına kadar vardı diyorum çünkü; içeride bir yakınınız var ve onun ciddi bir sağlık problemi var ve ne yazık ki payınıza kapı önündeki bu endişeli bekleyiş düştü.</p>
<p>Eğer bir seçeneğim olsa idi içerisi mi yoksa dışarısı mı diye, sanırım içeride olmayı seçerdim. Çünkü dışarıda binlerce kez nefesinizin kesildiğini, zeminin ayaklarınızın altından kaydığını ve hatta ve hatta defalarca öldüğünüz hissini yaşıyor ama yinede içinizde kopan onca fırtınaya rağmen bir dağ gibi dimdik ayakta duruyorsunuz. Abarttığımı düşünenleriniz varsa eğer, muhtemelen yoğun bakım kapısı nöbeti yaşamamış şanslı kesimdendir ve dilerim bu deneyimi hiçbir zaman yaşamazsınız.</p>
<p>Hastanız yoğun bakıma sağlık problemiyle beraber girdi. Onu dışarıda beklerken ki ümidiniz, biraz toparlanacak, iyi bir bakımla eskisinden daha iyi olacak ve çıkacak. Üzgünüm bu genelde böyle olmuyor, tabi istisnalar dışında.</p>
<p><strong>Yoğun bakım hastası demek; &#8220;ciddi sağlık problemleri olan hasta demektir.&#8221;Yani bir yerinde bulunan sorunun, başka bir organı da etkisi altına alması riskiyle beraber, soluk alamama, ani değişim gösteren kan değerleri ve kan basıncı, hiç olmamasına karşın şeker problemi ve yine hiç olmamasına karşın kalp krizleri vs..</strong></p>
<p>Bunların hiçbirini korkutmak için yazmıyorum ama yoğun bakım hastanız varsa eğer, muhtemelen bu komplikasyonların çoğunun gelişebileceği konusunda doktorunuz tarafından uyarıldınız yada bu komplikasyonları hastanız yaşarken sizde dışarıdan yaşadınız. Elbette dileğimiz hiçbirini hayatınızın hiçbir döneminde yaşamayın ancak bazen hayat dileklerimizin dışında ilerleyişini sürdürüyor.</p>
<p>Şimdi hastanız yoğun bakımda solunum destek ünitesine bağlandı. Bu bir süre sonra yeterli olmadı ve trake yolu açıldı. Daha sonra burundan beslenme yeterli olmadı veya enfeksiyon kaptı ve bundan sebep mide beslenme hortumu takıldı. Bir komplikasyon geçirdi ve akciğer enfeksiyonu oluştu. Hastalığının durumuna bağlı olarak  vücudunun bir tarafında yada tamamen inme durumu gerçekleşti. Tekrar gözden geçirelim hastanızın normal bir şekilde acile götürdünüz yada normal bir ameliyata girdi ve şimdi de durum bu. Felçli, boğaz ve midede delik ve hortum, nefes alma problemi, enfeksiyon, konuşamama, muhtemelen gözünün birinde görme kaybı,tuvalet ihtiyacını hiçbir şekilde gidermesi zaten söz konusu dahi değil ve birde olasılıklardan biri sizi tanıyıp tanımama durumu. Evet ve doktorunuz hastanızın artık bilincinin açıldığını ve servis aşamasına geldiğini söylüyor.</p>
<blockquote><p><strong><em>&#8220;Kafanızda tek bir soru var: Ben ne yapacağım?&#8221;</em></strong></p></blockquote>
<p>Size şu kadarını söyleyeyim hayatınız boyunca yaşadığınız çaresizlikleri bir kefeye koyun ve karşısına da bu çaresizliği koyun, emin olun bu daha ağır  basacak. Hiç böyle bir şeyle karşılaşmamıştınız şimdi ne yapacağınız konusunda tek bir fikriniz dahi yok.</p>
<p>Öncelikle korkmayın ve sakin olun, bu yapamayacağınız bir şey değil. Sizin gibi bir çok kişi üstesinden geldiğine göre sizde gelebilirsiniz. Doktorlar bunun bilincinde olarak size güvenerek hastayı size teslim ederler. Hem yoğun bakım sırası bekleyen onlarca hastayı tedavi etmek için hemde artık hastanız bir bakım hastası olduğundan dolayı, bu sürece bir yerden başlamanız gerektiği için bunu yapmak zorundadırlar. Sakın hastamıza haksızlık edildi, bu hasta bu şekilde nasıl servise alınır düşüncesi içine girmeyin, tamda bu şekilde servise alınır.</p>
<p>Yoğun bakımdan servise geçme esnasında sizi hastanızın yanına alarak yapmanız gereken işlemler konusunda göstererek bilgi verirler. :Hemşire size aspirasyon yapmayı öğretirken siz o hortumu nasıl indiricem ya bir şey olursa endişesine çoktan girmiş olursunuz. Daha bu korkuyu atlatamadan peg ile besleme, peg hortumunun temizliği, sonda takımı, kanül değişimi derken yerinizde nasıl sendelediğinizi tahmin ediyorum. Sakin olun. Bunları size anlatan hemşirede sizin bizim gibi birisi. Evet eğitim aldı ve evet bir çok hasta tecrübesi var, yatakta yatan kişide sizin canınız.&#8221; <strong>O&#8217;na sizden daha iyi kim bakabilir?&#8221; </strong>Bunların hepsi bir kaç denemeyle öğrenilecek şeyler. Hastanız ilk aşamada serviste olacağından bu süreçte zorlandığınız yerlerde hemşire yardımıyla gayet iyi bunun üstesinden gelebilirsiniz. Hastanızın artık yatak hastası deyip sürekli yatakta olmasına sakın izin vermeyin. İki saatte bir pozisyon vermeli ve ara ara oturur pozisyona getirmelisiniz. Tabi ki bu hastaların bel kordinasyonu olmadığından bunu yatak ve yastık yardımıyla yapmanız gerekiyor. Oturur pozisyondayken avuç içinizle sırtına küçük darbeler vurarak balgam atımını kolaylaştırmanız gerekmektedir.Kendinize güvenin ve sakin olun. Her şey daha güzel olacak henüz yolun başındasınız. Ve bu bir süreç hep böyle kalmayacak tabi sizin yardımınızla.</p>
<blockquote><p><strong><em>Onun ve sizin sağlığınız için önce hijyene sonra kurallara dikkat edin ve bunlardan sonra her şeyi sonsuz sevgi ve şevkatinizle yapın. Göreceksiniz her şey güzel olacak&#8230;</em></strong></p></blockquote>
<p>&nbsp;</p><p>The post <a href="https://zubeydeli.com/yogun-bakim-sonrasi-hayat/">Yoğun Bakım Sonrası Hayat</a> first appeared on <a href="https://zubeydeli.com">ZübeyDeli</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zubeydeli.com/yogun-bakim-sonrasi-hayat/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>40</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Trakeostomi sonrası ilk nefes</title>
		<link>https://zubeydeli.com/trakeostomi-sonrasi-ilk-nefes/</link>
					<comments>https://zubeydeli.com/trakeostomi-sonrasi-ilk-nefes/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zübeyde Avcı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 24 Feb 2018 13:18:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Annemle Öğrendim]]></category>
		<category><![CDATA[anevrizma]]></category>
		<category><![CDATA[beyin kanaması]]></category>
		<category><![CDATA[Boğazda delik]]></category>
		<category><![CDATA[Felç]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[ne zaman nefes alacak]]></category>
		<category><![CDATA[solunum destek ünitesi]]></category>
		<category><![CDATA[trake]]></category>
		<category><![CDATA[Trakeostomi]]></category>
		<category><![CDATA[Yoğun bakım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zubeydeli.com/?p=298</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8220;Beni takip edenler veya trakeostomi  araması sonucunda yolu düşenler, daha önceki yazılarımı muhtemelen okumuşlardır. Şimdi gelen sorular doğrultusunda elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışacağım.&#8221; Yoğun bakım ünitesinin ne denli sevimsiz ve soğuk olduğundan bahsetmiştim. Okuyucularımdan biri &#8220;burası gri, Ankara gibi gri ve soğuk.&#46;&#46;&#46;</p>
<p>The post <a href="https://zubeydeli.com/trakeostomi-sonrasi-ilk-nefes/">Trakeostomi sonrası ilk nefes</a> first appeared on <a href="https://zubeydeli.com">ZübeyDeli</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><strong><em><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-300 alignright" src="https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2018/02/nefes_terapisi-1-300x295.jpg" alt="" width="300" height="295" srcset="https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2018/02/nefes_terapisi-1-300x295.jpg 300w, https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2018/02/nefes_terapisi-1.jpg 500w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />&#8220;Beni takip edenler veya trakeostomi  araması sonucunda yolu düşenler, daha önceki yazılarımı muhtemelen okumuşlardır. Şimdi gelen sorular doğrultusunda elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışacağım.&#8221;</em></strong></p></blockquote>
<p>Yoğun bakım ünitesinin ne denli sevimsiz ve soğuk olduğundan bahsetmiştim. Okuyucularımdan biri &#8220;<strong><em>burası gri, Ankara gibi gri ve soğuk. Burası sevimsiz insanlar mecburen gülümsüyor&#8221;</em></strong>  diye yazmış. O kadar doğru bir benzetme ki, orası adeta çaresizliğin betona bürünmüş hali gibi.</p>
<p>Bu denli çaresiz ve soğuk ortamda bir ümit ışığı buldunuz ve hastanız daha da rahat etsin diye trakeostomi yapılması için imza attınız. Şimdi haklı olarak hastanızın normale dönmesini bekliyorsunuz. Bu beklentide çok haklısın ancak, bu hemen gerçekleşemiyor ne yazık ki. Öncelikle hastanın biraz zamana ihtiyacı var.</p>
<p>Akciğerler çok çabuk tembelleşen organlardır. Bir süre solunum desteği almışsa eğer, bırakın solunum desteğini kısa süreli oksijen takviyesi alsa dahi hemen işlevinde yavaşlık gösterir. Teşbihte hata olmaz pamuk şeker makinesinde şekeri pamuk haliyle sopaya sararlar ya, aynen o şekilde balgam üretmeye başlar. Organ zaten tembelleşmiş, eee bir de üzerinde balgam oluşmuş, normal olarak nefes alması tahmininiz üzerine biraz zor olacaktır.</p>
<p>Eğer bir de trake öncesinde ağız yoluna solunum hortumu indirilerek solunum yapması sağlanmışsa ve üstüne birde hastanın bilinci kapalıysa bu durum maalesef uzayacaktır.</p>
<p>Annem üzerinden anlatacak olursam trake açıldıktan sonra, 3 aydan fazla bağlı kaldı solunum destek ünitesine. Her gün aynı saatte o soğuk, o yaşamla ölüm arasında araf gibi duran yoğun bakım ünitesinin kapısında bekliyorduk. Haftada sadece 2 gün 10 dk. lığına yanına girebiliyor, diğer günler küçücük bir ekran karşısında tek bir hareketini görebilmek için can atıyorduk. O da 3-4 dakika kadar. Ve gördüğümüz sadece solunum destek ünitesinin kocaman hortumları, kablolar hepsi bu. Nasıl bir şey olduğunu çok iyi biliyorum. Hastanızın bütün güzelliğini, sıcaklığını kapatan o aletlerin ne zaman çıkacağını  ve ne zaman bunlardan kurtulacak hissini sizler kadar iyi biliyorum. Her görüş sonrası doktorun yüzüne bir ümit bakarak hadi bugün ne olur iyi bir şeyler söylesin umudunu taşıyan bakışlarla bakmayı ve her umutlu bakışın doktorun göz bebekleriyle karşılaşınca nasıl söndüğünü  biliyorum. Size şu kadarını söyleyeyim, doktor çoğu kez bana ümidini kırmak istemem ama bekleme dedi, <strong>&#8220;BEKLEME&#8221;</strong> nede kolay söyledi. Her konuşma sonrası doktorun sesini kardeşlerime atmak için telefonuma kaydediyordum. Kaydediyordum evet ama ne yazık ki atamıyordum. Çünkü cümlelerin onların içerisindeki ümidi almasını istemiyordum.</p>
<p>Annemi defalarca solunum destek ünitesinden ayırmaya çalıştılar ve bu hep hüsranla sonuçlandı. Doktor bugün bir saat ayırdık ama geri takmak zorunda kaldık diyor, ertesi gün ayırmamızla hastanın tıkanması bir oldu ve mecburen geri taktık diyor, bir başka gün ayırmamız mümkün değil diyordu. Enfeksiyon mevcut, balgam atımı çok, bilinç kapalı ve hasta zatürre&#8230; Günler bir umutsuzluk çemberine dönüşmüştü artık. Öyle oluyor ki her gün bir ümitle gittiğiniz hastaneye bir süre sonra omuzların düşük, adımlarınız ağır ve ümidiniz bitmiş olarak gidiyorsunuz. Çünkü ekrana baktığınızda yine o mavi hortum sevimsiz haliyle karşınızda duracak. Bu öyle bir durum ki, insan kendini tamamen ona şartlandırıyor. Eğer solunumdan kurtulursa her şey düzelecek. Evet düzelecek ama bu sadece kendi başına olan bir şey değil.</p>
<p>Hastanın kendi durumunu idrak etmesi gerek. Siz istediğiniz kadar çırpının hasta eğer iyileşmeyi kabul etmezse bütün bu uğraş zorlaşıyor. Evvela hastanın bilincinin açılması gerekli. Bilinç açıldı diyelim, şimdi kendimizi onun yerine koyup empati kuralım; bir uyandık çaresiz bir haldeyiz, nerede olduğumuz konusunda fikrimiz yok, ve her tarafımızda hortum, kablo ve serum var<strong> </strong>ve<strong> </strong> kulağımızda  da makine sesleri <strong>ne yapardınız?</strong> Bu durumu idrak etmek biraz zaman alıyor. Hastaların çoğu, durumu başta kabullenmiyor. Biz dışarıdan sadece onların küçük parmak hareketleri ve bakışlarını görüyoruz, onlar iç dünyalarında büyük bir savaş veriyorlar. Hasta önce durumu kabullenecek, sonra vücudundaki hasarı tespit edecek, nereye hükmediyor nereye hükmedemiyor. Sonrasında hükmedemediği organlarının bir süre yasını tutacak, Bunun da akabinde onlara tekrar hükmetmek için savaşacak. Biz bu çırpınışı dışarıdan sadece küçük göz kırpmaları ile görüyoruz. Oysa içeride durum farklı.</p>
<p>Bize düşen her fırsatta telkinde bulunmak.&#8221;<strong><em> Bu bir süreç, İyi olacaksın ve ben her ne olursa olsun bu kapının arkasındayım. Aramızda sadece bir kapı kadar mesafe var. Burası ve burada ki her şey daha iyi olman için. Sen çok güçlü bir insansın. Bu savaşı beraber kazanacağız. Ben hep yanında olacağım. Nefes almayı denemen gerekiyor. Elimi sıkmayı denemelisin, haydi bunu yapabilirsin &#8220;</em></strong></p>
<p>Hasta uyuyor olsa dahi bu telkinlerden vazgeçmeyin. Yanında ağlamak yada bensiz yapamam sakın gitme demek inanın fayda vermiyor. Sizin çaresiz görünmeniz onunda ümidini söndürür.</p>
<p>Hastanın kendi durumunu algılaması bilinç açıldıktan sonra en az bir ay kadar sürüyor. Sonrasında solunumdan kısa süreli ayrılıklar yaşayacak ve tekrar oksijen seviyesinde düşme olduğundan solunum desteğine bağlanacaktır. Bu ara ara tekrar edecek hatta tekrarların sık olma ihtimalide var, bu sizi korkutmasın.Bunlar normal süreçler. Akabinde solunumdan ayrılma sürelerinde uzama olacak. Bir saatten iki saatte, derken beş saat hatta bir güne çıkacak. Bir hafta kadar solunum destek ünitesinden ayrıldı ve her şey normal ama yine tıkandı diyelim. Ne dedik<strong> &#8220;ümitsizlik yok&#8221; </strong>bu da olacak ihtimaller dahilinde. Solunum desteğinden bir haftadan uzun süre ayrı kalmayı başarırsa artık yoğun bakımdan terhis olma vakti geldi demektir. Ama dediğim gibi uzun sürecek sadece biraz sabır.</p>
<p>Hastanın ağızdan beslenememesine çok takılmayın. Sadece doktor izni ile pamuk yardımı ile dudaklarını ıslata bilirsiniz. Çünkü dudakları çok kuruyor. Ve bunu yapmak hastaya da çok iyi geliyor. Uzun süredir ağızdan bir şey alamamış, dil tekrar tat alıyor, yutma fonksiyonu devreye giriyor, dudak hareket ediyor. Bütün bunlar yaşamsal hareketler. Uzun süre bunlardan uzak kalan birisinin bunları tekrardan hatırlaması, yaşama dair ona umut verir ve psikolojik olarak  iyi gelecektir. Ben su şişesinin kapağı ile ağzına su damlatıyordum, tabi dediğim gibi bunu doktordan  izin alarak yapmalısın.</p>
<blockquote><p><strong><em><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-301 alignleft" src="https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2018/02/1545984_634647539935388_1364624232_n-300x111.jpg" alt="" width="351" height="130" srcset="https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2018/02/1545984_634647539935388_1364624232_n-300x111.jpg 300w, https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2018/02/1545984_634647539935388_1364624232_n-768x284.jpg 768w, https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2018/02/1545984_634647539935388_1364624232_n.jpg 843w" sizes="(max-width: 351px) 100vw, 351px" />Değerli hasta yakını olan kederdaşım; bu süreçlerin hepsinden geçtim. Nasıl üzgünsün, nasıl kırgın ve yorgunsun inan çok iyi biliyorum. Yediğin yemekten, içtiğin suya hatta ve hatta yürüyebiliyor olmaktan dahi hicap duyuyorsun seni anlıyorum. Bu çaresizlik girdabının seni içine çekmesine izin verme. Verme ki, O&#8217;nun içinde her şey güzel olsun. Sen iyi ol ki, O&#8217;da iyi olsun. Ümitsizlik yok, pes etmek hiç yok. Taktir tabi ki yüce Yaradanın, ona boynumuz kıldan ince lakin çıkmadık candan ümit kesmek niye? Haydi yas tutmayı bırak. Bütün dualarım  ve burada aynı ortak acının parçası olan herkesin duaları seninle. Daha güzel, daha sağlıklı ve hayat dolu günlerde buluşmak ümidiyle sevgiyle kal&#8230;.</em></strong></p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p><p>The post <a href="https://zubeydeli.com/trakeostomi-sonrasi-ilk-nefes/">Trakeostomi sonrası ilk nefes</a> first appeared on <a href="https://zubeydeli.com">ZübeyDeli</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zubeydeli.com/trakeostomi-sonrasi-ilk-nefes/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>40</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Saçmalama Doktor Anneler Hasta olur mu Hiç?</title>
		<link>https://zubeydeli.com/sacmalama-doktor-anneler-hasta-olur-mu-hic/</link>
					<comments>https://zubeydeli.com/sacmalama-doktor-anneler-hasta-olur-mu-hic/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zübeyde Avcı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 02 Dec 2017 19:47:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Annemle Öğrendim]]></category>
		<category><![CDATA[anevrizma]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[anne-baba]]></category>
		<category><![CDATA[Felç]]></category>
		<category><![CDATA[kader]]></category>
		<category><![CDATA[rol]]></category>
		<category><![CDATA[Trakeostomi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zubeydeli.com/?p=161</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her çocuğun ilk kahramanı önce babasıdır. Küçücük dünyasındaki insan topluluğu arasında babasından daha güçlü kimse yoktur ona göre. Ne olursa olsun her durumda, babası olaya müdahale edecek ve onu içinde bulunduğu zor durumdan kurtaracaktır. Gece öcüler onu yemesin diye kahramanca&#46;&#46;&#46;</p>
<p>The post <a href="https://zubeydeli.com/sacmalama-doktor-anneler-hasta-olur-mu-hic/">Saçmalama Doktor Anneler Hasta olur mu Hiç?</a> first appeared on <a href="https://zubeydeli.com">ZübeyDeli</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-270 alignleft" src="https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2017/12/14962656_914064442058698_6731484069199131697_n-221x300.jpg" alt="" width="236" height="320" srcset="https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2017/12/14962656_914064442058698_6731484069199131697_n-221x300.jpg 221w, https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2017/12/14962656_914064442058698_6731484069199131697_n.jpg 692w" sizes="(max-width: 236px) 100vw, 236px" />Her çocuğun ilk kahramanı önce babasıdır. Küçücük dünyasındaki insan topluluğu arasında babasından daha güçlü kimse yoktur ona göre. Ne olursa olsun her durumda, babası olaya müdahale edecek ve onu içinde bulunduğu zor durumdan kurtaracaktır. Gece öcüler onu yemesin diye kahramanca ışığı açacak, yürümekten yorulduğunda güçlü kollarıyla onu kavrayıp taşıyacak, bazende sırtına alarak onu gezdiren bir taşıt olacaktır. Çünkü sadece kahramanlara has bu özelliklerin babalarda olması, çocukların dünyasında onların kahraman olduklarının en güzel kanıtıdır.</p>
<p>Anneyse çocuk için bu dönemde bir limandır. Şefkatin, sevginin, sarılmanın vb..nin sonsuz olduğu anne figürü,  babaya göre daha içsel ve daha farklı bir boyuttadır. Taki çocuk biraz daha büyüyene kadar. O zaman anlar ki fiziksel bir güce sahip olmadığı halde anne,  babaya göre daha büyük bir kahramandır. Bebeklikten başlayıp, yetişkinliğe doğru uzayan ömür sürecinin hemen hemen her evresinde insan anneye babadan daha fazla ihtiyaç duyar. Yüce Allah anne ile çocuğu görünmez çok kuvvetli bağlarla birlerine bağlamıştır. Kadın can içinde can büyütür ve yediğinden içitiğine kadar her şeyini  yavrusuyla paylaşır.</p>
<p>Burada tabi ki babaya haksızlık etmemek lazım.Ancak muhtemelen büyük bir çoğunluk önce &#8220;ANNE&#8221; diyerek  benimle aynı fikri paylaşacaktır. İnsanın dünyaya geliş sebebi olan bu iki insan, elbette kişi için fazlaca önem arz eder. Hele ki; yaş ilerlemeye başladıkça, annem-babam haklıymış söylemlerini ya biz dillendirmişizdir  yada yakın çevremizden işitmişizdir.</p>
<p>Hayatımızda bu denli büyük yerlere sahip bu iki insanın,hayatımız da olmayışlarını veyahutta başlarına bir şey gelebilecek olmasını, bırakın yaşamayı düşlemesi bile derin bir acının izini yüzümüze taşır. Hele ki; daha önce bir tanesini yitirmişseniz&#8230;</p>
<p>Çocukluğumun yarısına kadar bu ikilinin mutluluğunu yaşadım. Daha sonrası hep eksik, hep yarım. Benim için anne iki kat fazla kahraman, iki kat fazla güçlüydü. Babasını yitiren insan, arkasındaki duvarın yıkıldığını bilir ve bir daha asla sırtını hiçbir yere yaslamaz. Ama annesini yitiren kişinin dünyası ayaklarının altından kayar da, bir daha basacak yer bulamaz.</p>
<p>Tamda bu şekilde babadan sonra iyice anne önem arz etmiş, arkadaş ,sırdaş, yoldaş olmuşken; nasılda doktor rahatça<em> &#8220;<strong>anevrizmadan dolayı beyin kanaması geçiyor kaybedebiliriz&#8221;</strong> </em>diyebilmişti. Nasılda <strong><em>&#8220;her şeye hazırlıklı olun, önce hafıza gidecek sonra belki de&#8230;yakınlarına haber ver, belkide bu gece son </em><em>&#8220;</em></strong> diyordu.</p>
<blockquote><p>&#8220;<strong>Ne saçmalıyorsun sen doktor, Anneler hasta olur mu hiç? Anneler ölür mü doktor?&#8221;</strong></p></blockquote>
<p>Yaş 32 Cahit Sıtkı&#8217;nın tezine kalmış şurada üç sene. Yolu neredeyse yarılamış bir kadın, hastane koridorunda ayaklarının taşıyamadığı bedenini ayakta tutmaya çalışıyor. Evet yolu yarılamış koskocaman bir kadın, bütün ömrüne eklenmiş yıllara, üçle başlayan yaşlara aldırmadan küçücük bir kız çocuğu gibi, iki yana düşmüş kolları, göz kapaklarının arasında dışarı akıtmamak için zorla tuttuğu göz yaşlarıyla durumu anlamaya çalışıyor. Aslına bakarsanız anlamak istemiyor, çünkü gerçek olmayacak kadar saçma bu doktorun söyledikleri. Doktor ısrarlı ses tonunu bir kaç kademe daha yükselterek &#8220;<em><strong>anladınız mı? Hanım efendi dediklerimi anladınız mı?&#8221; </strong></em>diye bağırırken, sedyedeki ağrı ve acı içinde kıvranan kadının annem olmamasını ve soğuk hastane koridorunda yaşanan şu manzaranın kötü bir rüya olmasını dilemek.</p>
<p><em>&#8220;<strong>Allah&#8217;tan eğer tek bir dua hakkım kaldıysa, onu bu gece bu koridorda bunların hepsinin rüya olması için kullanmak istiyorum diyerek dua edip, kapanan gözlerimi açınca aynı korkunç manzaranın ürpertisini en derinde hissetmek.&#8221;</strong></em></p>
<p>Maalesef ki, gerçeklerden kaçılmıyor ve kader ne ise, yazılan ne ise, onu yaşıyorsunuz en derinine kadar. Hayatıma başka bir bakış, başka bir anlam katan o gece her şeyin bittiğini sanmak. Ve ne olursa olsun bu bitişi kabul etmeyerek, bir el ile hayata tutunurken, diğer el ile de hastanıza sarılarak arada köprü olmak. Onu hayata yine yeniden bütün eksiklere, bütün yitirdiklerine rağmen bağlamaya çalışmak. Bir göz, bir kol, bir bacak mı feda ettik. Sol yanımızı mı verdik bu hastalığa,olsun sol tarafı komple versek de kalp hala orada atıyor ya, hala ümit var demektir.</p>
<p>Kader bize annemizin olmayan eli, kolu, bacağı, gözü olamayı yazdıysa; sonuna kadar, ölene kadar, son nefese kadar oluruz. Kader rolleri değiştirdiği vakit;</p>
<blockquote><p><em><strong><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-271 alignleft" src="https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2017/12/20160102_143155-480x640-225x300.jpg" alt="" width="259" height="345" srcset="https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2017/12/20160102_143155-480x640-225x300.jpg 225w, https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2017/12/20160102_143155-480x640.jpg 480w" sizes="(max-width: 259px) 100vw, 259px" /></strong></em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em><strong>&#8220;annemizin annesi, babamızın babası oluruz.</strong></em><strong> <em>Yeter ki varlıkları eksik olmasın, onlarda ne yoksa biz o</em></strong> <em><strong>oluruz&#8230;!&#8221;</strong></em></p>
<p>&nbsp;</p></blockquote><p>The post <a href="https://zubeydeli.com/sacmalama-doktor-anneler-hasta-olur-mu-hic/">Saçmalama Doktor Anneler Hasta olur mu Hiç?</a> first appeared on <a href="https://zubeydeli.com">ZübeyDeli</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zubeydeli.com/sacmalama-doktor-anneler-hasta-olur-mu-hic/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Olmaya devlet cihanda, bir nefes sıhhat gibi</title>
		<link>https://zubeydeli.com/olmaya-devlet-cihanda-bir-nefes-sihhat-gibi/</link>
					<comments>https://zubeydeli.com/olmaya-devlet-cihanda-bir-nefes-sihhat-gibi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zübeyde Avcı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Sep 2017 20:12:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Annemle Öğrendim]]></category>
		<category><![CDATA[diyaliz]]></category>
		<category><![CDATA[Felç]]></category>
		<category><![CDATA[günde kaç nefes alırız]]></category>
		<category><![CDATA[hasta yakını]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[Para]]></category>
		<category><![CDATA[parayla satın alınamayan şeyler]]></category>
		<category><![CDATA[saç]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[Solunum cihazı]]></category>
		<category><![CDATA[yoğunbakım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zubeydeli.com/?p=242</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8220;Hani bazen her şeyin üzerinize geldiğini hisseder de hep beni mi buluyor diye sitem edersiniz ya, en kötüsüyle karşılaştığınızda aslında o sitemin ne kadar yersiz olduğunu anlarsınız. Basit meseleler örneğin; arkadaşımla tartıştık, sevgilim beni anlamıyor, iş yerinde problemlerim var, maaşım bana yetmiyor&#46;&#46;&#46;</p>
<p>The post <a href="https://zubeydeli.com/olmaya-devlet-cihanda-bir-nefes-sihhat-gibi/">Olmaya devlet cihanda, bir nefes sıhhat gibi</a> first appeared on <a href="https://zubeydeli.com">ZübeyDeli</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><strong><em>&#8220;Hani bazen her şeyin üzerinize geldiğini hisseder de hep beni mi buluyor diye sitem edersiniz ya, en kötüsüyle karşılaştığınızda aslında o sitemin ne kadar yersiz olduğunu anlarsınız. Basit meseleler örneğin; arkadaşımla tartıştık, sevgilim beni anlamıyor, iş yerinde problemlerim var, maaşım bana yetmiyor gibi gibi&#8230; Bu liste uzar gider böyle. Elbette bu sayılanların hemen hemen hepsi de can sıkılmasına kafi gelecek şeyler. Ancak çaresi olmayan dertler değil.&#8221;</em></strong></p></blockquote>
<h2>Peki çaresi olmayan dert Nedir?</h2>
<p>Çaresi olmayan dert  ölüm dışında tabi ki <strong>HASTALIK!!! <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-243 alignleft" src="https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2017/09/indir-1.jpg" alt="" width="284" height="177" /></strong></p>
<p>Öyle bir elinizi kolunuzu bağlar ki, çaresizliği iliklerinize kadar hissedersiniz. O zaman paranın açmadığı kapıların varlığına varır, daha açık anlatımıyla parayla sağlık alamayacağınızı anlarsınız. Para dünya üzerinde size her şeyi sağlayabilir. İtibar, ün, makam, mevki, gerekli gereksiz eş, dost, akraba, yat, kat, villa, köşk, saray, hatta ve hatta geçici ve küçük olsa da mutluluk bile satın alabilirsiniz. En güzel yemekleri yer, en şık giysileri giyersiniz. Ama hastalandığınızda, paranızla en iyi doktorlara görünseniz dahi sağlığınızı satın alamazsınız. İflas eden her hangi bir organınızın eskisini verip yerine yenisini alamazsınız. En basiti paranızla hani fakında olmadan ve o kadar olağan şekilde günde 23.000  kez aldığınız nefes var ya, onun bir tanesini bile alamazsınız!</p>
<p>Acı olan taraf ise insan ne yazık ki bunu ya kendi başına yada yakınlarından birinin başına gelince anlıyor. Ben de bunu acı tecrübe edenlerdenim. En yakınınız çaresiz komada ve siz hiç bir şey yapamıyorsunuz. Solunum cihazının o hiç insan soluğuna benzemeyen sesi ve soğukluğu en sevdiğiniz varlığı hayattan koparmamak adına acı acı çalışıyor. ancak siz o hortumları söküp yerine paranızla sıcacık bir soluk alamıyorsunuz.  Kendi aldığınız nefesin bir tanesini bile ona veremiyorsunuz.</p>
<p>İşte hayattaki bütün saçma dertlerin bittiği nokta  hastane koridorlarıdır. En alt katta morg, yukarıda yoğun bakım. Aradaki merdivenler ise, yaşamla ölüm arasındaki ince çizgi. O ince çizgi sizi kendinize getirmeye yetiyor. O zaman öğreniyorsunuz hastanızın yattığı kata çıkan merdivenler kaç basamak, koridorda kaç tane karo var, günde kaç hasta geliyor, kaç hasta gidiyor, doktorlar hemşireler kaç vardiya çalışıyor&#8230; İstemsizce o çaresizlik içinde öğrenmek zorunda kalıyorsunuz bunları.</p>
<p>Canınızın bir parçası elinizi uzatsanız tutabileceğiniz kadar yakınken aynı zamanda da dünya dışında başka bir gezegendeymişcesine uzak size. Günleriniz, aylarınız tek bir parmağını hareket ettirsin diye dua etmekle geçiyor. Korkuyorsunuz, gözlerinin rengini, sesinin tonunu unutmaktan. Üzerine sinmiş hastane, ilaç kokusunun arasında onun konusunu bulamamaktan korkuyorsunuz. Kesilmesi gereken saçlarını uyanırsa üzülür diye kestirmekten korkuyorsunuz. Ve bir gün siyah bir ceset torbasında size verilince o saçlar, onu bu şekilde parça parça kaybetmekten korkuyorsunuz. Ölüm hak, kaçış olmadığını elbette biliyorsunuz. Ancak bu şekilde bir kere değil her gün ölüyorsunuz.</p>
<p>Ve bir gün paranın satın alamadığını, Yaratıcının izniyle zaman ve sabır size getiriyor. Ve dünya üzerinde hiçbir mülkün size sunamayacağı mutluluk her zerrenizi aynı ahenkle kaplıyor. O zaman bir kez daha anlıyorsunuz ki, hayattaki en güzel ve önemli şey sağlık, gerisi, ötesi, berisi teferruat hepsi bu.</p>
<p style="text-align: center;"><strong><em>&#8220;Sevgili arkadaşım; şimdi bir yerlerde hastane koridorlarındaki karoları ezberleyen kişi sen isen, sabret ve ümidini asla kaybetme. Allah&#8217;ın izniyle zaman sana güzel şeyler getirecek. Onun aramızdan ayrıldığını düşünme. O var ve bizimle. Uyanıkmış gibi konuş, okşa saçlarını tut elini, senin varlığın ona güç verecek ve bu güçle kendi savaşını yeneceğini ümit ediyorum. Her şeyi diyecekler, yaşamaz diyecekler, konuşamaz , yürüyemez, yatağa bağımlı kalacak diyecekler. Hiç birine kulak asma, o gözlerini açtıktan, hayata merhaba dedikten sonra inan bana her şey güzel olacak. Yeter ki Ondan vazgeçme.</em></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><em>Ve hastalıkla mücadele eden kişi sen, evet sana diyorum:Saçların, kaşların hatta kirpiklerin dahi dökülmüş olabilir veya solunum cihazı olmadan nefes alamıyor olabilirsin, yada diyaliz makinesine bağlanmaktan yorgun düştün, yada bacakların veya ellerin tutmuyor, konuşamıyorsun, yaşamaya takatin kalmadığını düşünüyorsun. Ağrıların seni uyutmuyor çevrendekilere yük olduğunu düşünüyorsun. Sevgili arkadaşım bilsen sen ne kadar kıymetlisin. Senin tutmayan kolun bacağın olmak için can atan sevdiklerin var. Sende yoksa bende de olmasa da olur diye saçlarını kazıtan ailen var. Diyalizde sırf senin gözlerinin ışığıyla yüreğini ısıtan, elini tutan sevdiceğin var. Lütfen ama lütfen vazgeçme hayattan. Bu senin savaşın ve sonuçta sen kazanacaksın. Buna yürekten inan ve önce en çok sevdiklerine ve sonrada hayata yine yeniden kocaman sarıl. Unutma sen çok</em> <em>güzel bir detaysın&#8230;&#8221;<img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-200 aligncenter" src="https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2017/05/large-323-300x171.jpg" alt="" width="300" height="171" srcset="https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2017/05/large-323-300x171.jpg 300w, https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2017/05/large-323.jpg 350w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></em></strong></p>
<p>&nbsp;</p><p>The post <a href="https://zubeydeli.com/olmaya-devlet-cihanda-bir-nefes-sihhat-gibi/">Olmaya devlet cihanda, bir nefes sıhhat gibi</a> first appeared on <a href="https://zubeydeli.com">ZübeyDeli</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zubeydeli.com/olmaya-devlet-cihanda-bir-nefes-sihhat-gibi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>9</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Trakeostomi ile Yaşam</title>
		<link>https://zubeydeli.com/bogazdaki-delikle-yasam/</link>
					<comments>https://zubeydeli.com/bogazdaki-delikle-yasam/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zübeyde Avcı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 20 May 2017 16:35:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Annemle Öğrendim]]></category>
		<category><![CDATA[Aspirasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Balgam]]></category>
		<category><![CDATA[Boğazda delik]]></category>
		<category><![CDATA[Felç]]></category>
		<category><![CDATA[Kanül]]></category>
		<category><![CDATA[Nefes]]></category>
		<category><![CDATA[Solunum]]></category>
		<category><![CDATA[Solunum cihazı]]></category>
		<category><![CDATA[Trakeostomi]]></category>
		<category><![CDATA[Trakeostomi bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[trakeostomi nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Yoğun bakım]]></category>
		<category><![CDATA[Zatürre]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://zubeydeli.com/?p=182</guid>

					<description><![CDATA[<p>Boğazdaki Delikle Yaşam Daha önce bu https://zubeydeli.com/nefesin-kesildigi-yerde-trakeostomi/ yazımda trakeostominin hangi durumlarda açılması gerektiğinden bahsetmiştim. Bu yazıda ise evde trakeostomisi olan hastanın bakımı nasıl olmalı ondan bahsedeceğim. Annemin solunum cihazıyla ilişiği kesildikten sonra, gümüş kanul evresine geçildi. Gümüş kanul; hastanın boğazına açılan&#46;&#46;&#46;</p>
<p>The post <a href="https://zubeydeli.com/bogazdaki-delikle-yasam/">Trakeostomi ile Yaşam</a> first appeared on <a href="https://zubeydeli.com">ZübeyDeli</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Boğazdaki Delikle Yaşam</h1>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-193 alignleft" src="https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2017/05/maxresdefault-1-300x169.jpg" alt="" width="328" height="185" srcset="https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2017/05/maxresdefault-1-300x169.jpg 300w, https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2017/05/maxresdefault-1-768x432.jpg 768w, https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2017/05/maxresdefault-1-1024x576.jpg 1024w, https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2017/05/maxresdefault-1.jpg 1280w" sizes="(max-width: 328px) 100vw, 328px" />Daha önce bu https://zubeydeli.com/nefesin-kesildigi-yerde-trakeostomi/ yazımda<strong> trakeostominin hangi</strong> <strong>durumlarda açılması gerektiğinden</strong> bahsetmiştim. Bu yazıda ise<strong> evde trakeostomisi</strong> olan hastanın bakımı nasıl olmalı ondan bahsedeceğim.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-194 alignright" src="https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2017/05/pr_01_380_max-300x300.jpg" alt="" width="300" height="300" srcset="https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2017/05/pr_01_380_max-300x300.jpg 300w, https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2017/05/pr_01_380_max-300x300-150x150.jpg 150w, https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2017/05/pr_01_380_max-300x300-160x160.jpg 160w, https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2017/05/pr_01_380_max-300x300-320x320.jpg 320w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />Annemin<strong> solunum cihazıyla</strong> ilişiği kesildikten sonra, <strong>gümüş kanul</strong> evresine geçildi. <strong>Gümüş kanul;</strong> hastanın boğazına açılan deliğe yerleştirilen bir aparattır. Bu aparatın yerleştirilmesinin sebebi boğazda açılan deliğin kapanmasını önlemek  içindir. Açılan deliğin<strong> kapanmaması neden önemli?</strong> Bu hastalığın durumuna ve açılan deliğin sebebine göre değişkenlik gösterebilir. Annemin durumunda, solunum dengesinde bozulma riski hala devam ediyordu. Her an<strong> kanda ki oksijen miktarı düşebilir</strong> ve böyle bir durumda tekrar<strong> solunum cihazına</strong> bağlanması gerekeceğinden açık bırakılarak kapatılmadı. Bir başka nedeni ise, annemin enfeksiyon sebebi ile zatürre olmuş olmasıydı. Çünkü ak ciğerleri sürekli balgam üretiyor, bu durumda sürekli <strong>aspire</strong> etme gerekliliğini meydana getiriyordu.</p>
<p><strong>Annem 5 aylık yoğun bakım süreci</strong> boyunca <strong>3 defa gümüş kanul</strong> evresine geçti. Ancak her seferinde tekrar cihaza dönmek zorunda kalındı. Eğer hastanız<strong> kanule</strong> geçer ve sonra tekrar sıkıntı olursa, bu sizi ümitsizliğe götürmesin.<strong> Bu olabilecek komplikasyonlardan sadece bir tanesi.</strong></p>
<p>Hastanız yoğun bakımdan çıkarılacağı zaman, hasta yakınana bakımı konusunda bilgiler verilir ve hasta öyle teslim edilir. Bizde de bu durum oldu, önce kısaca bilgilendirildik sonra hastamız servise alındı. Bu aşamada size ne kadar bilgi verilirse verilsin, işin içine müdahil olmadan hiçbir şeyi kavrayamıyorsunuz.<strong> Yani kısacası iş</strong> <strong>başa gelince anlıyorsunuz.</strong></p>
<p>Bu tür hastaların bakımı oldukça zor olmakla beraber,  aşırı özen ve hijyen gerektiriyor. Ve bunlarla birlikte gayet soğuk kanlı olmanız, bu evrede ihtiyacınız olacak meziyetlerden sadece bir tanesi.</p>
<p>Annem 5 ayın sonunda <strong>yoğun bakımdan kısmi felçli, görmede problemli, konuşamıyor, </strong><strong>algı</strong> <strong>sıfır ve 56 senelik</strong> <strong>yaşamı boyunca yapabildiği bir çok yaşamsal fonksiyon ve yaşamı idame ettirecek alışkanlıkları olmadan çıktı.</strong> Düşünün ki bir bebek nasıl hayata sıfırdan başlar, annemde bizim bakımımız aşamasına öyle geldi. Böyle bir durumda çok fazla duygu fırtınasını aynı anda yaşıyorsunuz. Hiç kolay olmayacağını baştan söylemek isterim. Yaşayacağınız zorlukların yanı sıra, çok fazla akıl veren olacaktır, bunlar içinde kulaklarınızı tıkamanızı özellikle tavsiye ediyorum.</p>
<h3>Boğaz yolunu nasıl Aspire (temizlerim) ederim?</h3>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-192 alignleft" src="https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2017/05/bronkoskopi-2-300x138.jpg" alt="" width="361" height="166" srcset="https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2017/05/bronkoskopi-2-300x138.jpg 300w, https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2017/05/bronkoskopi-2.jpg 479w" sizes="(max-width: 361px) 100vw, 361px" />Burada bahsedilen<strong> aspire</strong> tamamen sözlük anlamıyla aynı şeyi ifade ediyor. Yani<strong> çekmek temizlemek.</strong> Peki neyi çekip temizlemek? <strong>Ciğerde oluşan balgamı.</strong> Bu nasıl bir balgam ki, yada miktarı ne kadar ki çekerek temizleme ihtiyacı duyulsun diyorsanız eğer, bu soruyu sorduracak kadar fazla bir mir miktar olduğunu belirtmek isterim. <strong>Sağlıklı bir insanın ciğeri normal şartlarda</strong> ne kadar balgam üretir bilimsel olarak bilmiyorum ancak kendimi baz aldığımda, miktar çok az bir yada iki öksürmelik diyebilirim. Ama ciğerleri problemli bir hastada bu miktar aklı zorlayacak kadar fazla. Hatta öyle ki  içeride fabrikamı var bu nasıl olabiliyor soruları kafanızda dönüp durur. Ee  miktarını söylesen artık diyorsunuz biliyorum hazır olun. Annemin ciğerleri<strong> 4 günde toplam 4 kilo balgam attı,</strong> daha doğrusu bu bizim<strong> aspire  </strong>(çektiğimiz)  ettiğimiz miktar. Bu günlük tam<strong> 1000 mg. &#8216;a tekabul ediyor.</strong> Bunun yanı sıra normal şekilde dışarı atılanlar hariç.</p>
<p>Şimdi bu miktar sizi korkutmasın bu beklenen bir şey. Çünkü ciğer kendini iyileştirmek için bir mukoza salgılıyor ve içerideki cerahat yani iltihapla beraber bunu dışarı atmaya çalışıyor. Bu durumda hastanızı ne kadar rahat ettirebilirseniz yani solunum yolunu ne kadar açık ve dezenfekte tutarsanız, bu hastaya pozitif yönde fayda sağlayarak iyileşme sürecini hızlandıracaktır.</p>
<p>Öncelikle<strong> aspirasyon</strong> işlemini yapacak kişi oldukça soğuk kanlı olmalı. Çünkü bu işlem belli bir zaman diliminde gerçekleştirilmiyor.<strong> Hasta bir anda solunum yolunun tıkanması sonucu nefessiz kalabiliyor.</strong> Böyle bir durumda oldukça seri ve titiz bir şekilde  işlemi yapmanız çok önemli. <strong>Aksi halde hasta uzun süre oksijensiz kalacağından kandaki oksijen miktarı düşecek ve bütün gelişme geri sararak tekrar solum cihazına dönülecektir.</strong></p>
<p><strong> <img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-191 alignleft" src="https://zubeydeli.com/wp-content/uploads/2017/05/assonda-300x274.jpg" alt="" width="300" height="274" />Aspire yapacak kişi</strong> ne olursa olsun steril çalışmak zorunda. Bu gibi hastaların yanında<strong> iki kişinin refakat etmesi</strong> en azından zorlu süreci atlatana kadar oldukça iyi oluyor. Biz iki kişi kalarak bu süreci geçirmiştik. Hasta tıkandığı yada hırıltılı nefesleri çoğalıp boğaz yolunu temizleme ihtiyacı hissettiğinizde, başlamadan evvel mutlaka ama mutlaka eldiven kullanın ve işleme öyle başlayın.<strong> Hasta yatak başında boğazı temizleye bilmeniz için hava makinesi ve çıkan balgamı toplamak için küçük bir depo ünitesi bulunur.</strong> Bu hava makinesi elektrik süpürgesi gibi havayı içine çeker. Tek kullanımlık ince hortum makinedeki hortuma bağlanır. Takılan ince hortum orta yerinden sıkılarak hava yolu kapatılır. Hava yolu kapalı şekilde hastanın boğazında bulunan kanulün içerisine indirilir. İndirildikten sonra hortumun sıktığımız kısmı açılarak içeride olan balgamı çekmesi sağlanır. Balgam dokusu normalden daha fazla yapışkanlı olduğundan hortum küçük dairelerle içeride hareket ettirilir. Temizlendiğine kanaat ettikten sonra çıkarılır ve kendi solüsyon suyuna batırılarak hortumun içerisi temizlenir. Bu bir sonraki işlem için hortumun içini temizleyerek içerideki dokunun kurumasını engeller. Daha sonra tek kullanımlık hortum atılır. İşlem sonrası hastanın <strong>hırıltısı durur ve rahatlamış olduğunu fark edersiniz.</strong></p>
<p><strong>Bu işlem hastaya acı veren bir işlem değildir.</strong> Aksine onun normal yolla atamadığı yapışkan dokuyu manuel olarak atmanız onu<strong>n solunum yollarını açarak</strong> nefes alışlarını kolaylaştırmanızı sağlar. Bu işlemin yanı sıra boğazda açılan delikteki<strong> kanulü</strong> ve etrafını steril tutmak çok önemli. Her temizlemede mutlaka eldiven kullanılmalı. <strong>Steril spanç</strong> etrafına geçirilmeli ve bir adet <strong>spançta (steril sargı bezi)</strong> tek kat olarak kanulün üzerine kapatılmalı. Hasta öksürmeye çalıştıkça öksürük ağızdan değil de boğazdaki delikten gerçekleşir. Bu durumda da öksürükle çıkan balgam delikten dışarı tahzikle çıkacağından üzerine konulan spanç çıkan balgama set olacak ve temizlemeniz daha kolay olacaktır. Bu itinaya rağmen sık sık dışarı balgam atımı olduğu için bazı durumlarda yetişemeye biliyorsun. Böyle olduğunda da çıkan yapışkan doku öyle yerlere gidebiliyor ki tahmin bile edemezsiniz. Ben günde iki defa hastane odasının duvarlarını siliyordum. Hatta bunu için iki adet ayrı küçük leğen ve temizlik malzemeleri de  temin etmiştik. Bunun hijyenik ortam sağlamak adına oldukça fazla faydası oluyor tavsiye ederim.</p>
<p>Boğazdaki kanül kısa aralıklarla uzman kişi tarafından değiştirilir. Bu enfeksiyon riskini azalmak için yapılmaktadır. Çünkü ne kadar dezenfekte tutmaya çalışırsanız çalışın, yinede kanül yolu mukozayla kaplana bildiğinden enfeksiyon riskini artırabilmektedir.</p>
<h3>Boğazdaki delik nasıl kapanır?</h3>
<p>Boğazda bulunan kanül hastanın artık solunum cihazına bağlanmasının gerekliliğinin kalkması durumunda çıkartılır. Kanülün çıkmasıyla boğazda var olan deliğe dikiş atmaya gerek yoktur. Boğaz derisi bir müddet sonra toplanarak kendi kendine kapanacaktır. Kapanma süreci boyunca, hasta solunum yaptıkça boğazda bulunun delikten hava çıkışı ve balgam çıkışı bir süre daha devam edecektir. Bu normal bir süreçtir. Delik kendi kendini kapatana kadar steril tutmakla beraber, enfeksiyon riskine karşı spançla üzeri kapatılmaya devam edilmelidir.</p>
<h3>Boğazda delik varken Hasta konuşur mu?</h3>
<p>Boğazda açılan<strong> trakeostomi yolu</strong> hastanın konuşmasına engel değildir. Ancak uzun süre solunuma bağlı kalan hastalarda eskisi gibi bir konuşma fonksiyonu olmayacaktır. Ses daha kısık ve derinden gelir. Trakeostomi işlemi açılırken olası yan etkilerinden bir tanesi de ses tellerinin zarar görmesidir. Bu durum bazı hastalarda nadiren görülmüştür. Burada kar zarar oranını hesap ederek bu kararı vermeniz çok önemli olacaktır. Hastanın konuşma fonksiyonundan daha önemli olan,<strong> evvela nefes almasıdır.</strong></p>
<p><strong>Annem uzun süre konuşamadı.</strong> Kendini konuşmaya çok zorladı ama yapamadı. Biz bu dönemde iletişimi yazıyla sağladık. <strong>Ancak bilinci tam olarak yerinde olmadığı için,</strong> yazarak anlaşmamızda daha çok şekiller üzerinden oluyordu. Çünkü harfleri doğru sıralamayla yada doğru şekillerle yazamıyordu. Ayrıca annem nöbetten dolayı felçte geçirdiği için, bu durum onun ses tellerini de etkilemiş.<strong> Bir süre sonra yani 6-7 ay kadar sonra normal</strong> <strong>konuşmaya başladı.</strong> Sağlığında çok güzel ve gür bir sese sahipti. Şimdi sesi eski gürlüğünde olmamakla beraber çok çabuk tıkanıyor. Bunun hiçbir önemi yok bizce. Tabi kendisi bunu oldukça önemsiyor. Bu durum hastadan hastaya değişen bir durumdur. Biz bu olayı bu şekilde tecrübe ettik.</p>
<p><strong>Hastanız yoğun bakımdan ne durumda çıkmış olursa olsun, size çok fazla ihtiyacı olacak. Onun yanında ne kadar olur ve kendisini iyi hissetmesi için ne kadar mücadele ederseniz, O&#8217;nu hayata o kadar çabuk adapte edersiniz.</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p><p>The post <a href="https://zubeydeli.com/bogazdaki-delikle-yasam/">Trakeostomi ile Yaşam</a> first appeared on <a href="https://zubeydeli.com">ZübeyDeli</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zubeydeli.com/bogazdaki-delikle-yasam/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>173</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
